ENTARİSİ DIM DIM YAR

Gürsel Gençsoy

Bu Yazı Toplam 1,933 defa okunmuş ve 2 adet yorum yapılmıştır.

Önce entari filan zannettim ama değilmiş.

311 ENTARİSİ DIM DIM YARBizim uşaklar kefen giyip Başbakanı karşılamışlar, iyi mi?

Helal valla, çakkkk…

Hınzır hınzır güldüm, niye mi?

Birden aklıma, “kefenin cebi yoktur” gibi veciz bir söz geldi.

Ahan buyurun, kefenin cebi var günümüzde…

***

Ahmet Kural ve Murat Cemcir, Sadi Celil Cengiz’in güzel bir filmi var, “Düğün Dernek”.

Bu filmde güzel bir Sivas türküsünü dillendiriyorlar, “Entarisi dım dım yar”.

Bizim kefenli arkadaşlara gönderiyorum, ayran kafasına çerezim olsun.

“Entarisi dım dım yar,

Gelir diye umdum yar.

Yatsıya da bekledim,

Gözlerimi yumdum yar.

Hımı hımı hım hım hım hım yar,

Vıyı vıyı vıy vıy vıy vıy yar…”

***

Hani tamam, böyle Hayalet Casper gibi giyinmek “ölümüne seninleyiz” tadında oluyor ama öyle “kefen giydim ölüme hazırım” demekle olmuyor bu işler arkadaşlar!

Süreç Yüce Divan, Lahey eksenine doğru gidiyor haberiniz olsun.

***

Ayrıca,

Başbakana “ne kadar çalarlarsa çalsınlar, sonunda giyecekleri bu olacak” mı dendi yoksa?

Onu da anlamadım.

Adam zaten çok uzak görmediği ölümden korkuyor.

Sırf korkusunu unutmak için her an dünya malıyla oynuyor.

Sen karşısına kefenle çıkıyorsun, ayıp valla çok ayıp..

Moral vermek istiyorsan,

Cüzdanları topla ver,

Oğluna iskender ısmarla,

Halı sahada yenil,

Ne bileyim yani…

Entari gibi kefen biraz iç kaynatıyor.

***

“Entarisi tireden,

Su doldurur dereden.

Tek canımız sağ olsun,

Malı veren yaradan.

Hımı hımı hım hım hım hım yar,

Vıyı vıyı vıy vıy vıy vıy yar…”

***

Tavırlarına bakılırsa pamuklarını unutmuşlar.

Buyurun onu da ben takdim edeyim.

Allah kabul etsin canlar.

Sağlıcakla…

STK (!) Desteği…

Üst başlık ‘Başbakana Trabzon STK’larından Destek’ olunca insan ister istemez duruyor!

9C8 STK ENTARİSİ DIM DIM YARHaber içeriğini okuyoruz, “Halkbank’ı yedirmeyiz” diyen altını imzaladığı 28 STK.

Önce, buradan dernekler masasına seslenmek istiyorum.

Trabzon’daki kamuya açık dernek, vakıf, oda, sendika, v.s v.s… ne varsa açıklayın arkadaşlar.

28 STK Trabzon’u mu temsil ediyor, bilelim.

Yıllar önce “Tekel Binası Trabzon Halkına Aittir” diyen ve bildiriyi imzalayan Trabzon’da tam 108 Sivil Toplum Kuruluşu vardı.

Ne kadarı Trabzon’u temsil ediyor?

Fikrimiz olsun en azından.

Haber ola, torba dola.

Sonrada, Başbakan’a “arkandayız, haklısın, Halkbank’ı yedirmeyiz” diyen iktidarın 28 STK’sına seslenmek istiyorum.

“Sevgili dostlar, yemişler zaten yiyecekleri kadar, neyini yedirmeyeceksiniz?”

Bir TTNET Klasiği…

Çok şikayet geliyor, bir bu TTNET’ten birde Digiturk’den…

ttnet ENTARİSİ DIM DIM YARBugün yoğun şekilde gelen bir TTNET hoşnutsuzluğundan bahsedeceğim.

Vatandaş 2 sene önce TTNET’e abone olup “sınırsız internet 16 GB” paketi almış, modem hediyeli kampanyasından. 2 sene, her ay 67 liradan ödemesini yapmış, borcu yok.

Aboneliğin bitiminde kendisine, her kurumun yaptığı gibi, tasarruflu bir internet paketi sunmuşlar! Vatandaşa uygun gelmiş ve yine “sınırsız internet 8 GB” abone olmuş, bu sefer aylık ödemesi 44 TL.

Tarife değişikliğinden sonra, her ne hikmetse, internet bağını bir türlü sağlıklı alamıyormuş.

Arıyor destek hattını, “En kısa zamanda size döneceğiz” diyorlar, bekliyor vatandaş ne gelen var ne giden, internet bağlantısı da yok. Tam 20 gün kapalı hat!

Kızıyor ve aboneliğini gidip kapattırıyor vatandaş.

Dil dökme, diz çökme, bel kırma metodları ve yalvarmaları başlıyor TTNET’in.

Çocukları ağlıyor, “hadi baba”. “Bu sefer tamam, sorunu çözeceğiz” diyorlar ve vatandaşı ikna edip tekrar aboneliğe döndürüyorlar, geçen Salı günü vatandaşın evine servis gelip 2 sene tık demeden çalışan modemi filan kontrol ediyorlar, birşey yok, devam. Hat açılıyor.

Çarşamba-Perşembe yine bağlantı yok! Cuma gidiyor kuruma, bağırıyor çağırıyor vatandaş hattı tekrar normale dönüyor. Cumartesi-Pazar bu sefer telefon hattı dahil hepsi kesiliyor!

Vatandaşın adı, soyadı bende var. (ayrıca bu vatandaşın tek kuruş borcu yok kuruma)

Arkadaşlar, lütfen karşılığını aldığınız hizmeti doğru yapın.

Vatandaş soruyor, “ben aboneliğimi 67 liradan devam ettirseydim bu sıkıntılar olacak mıydı?”

İllallah dedirtmeyin vatandaşa…

Atomun Edebiyat Müzesi

Gidemedim, gitseydim canlı dinleyecektim, kaçırmışım.

26 ENTARİSİ DIM DIM YARCuma akşamı Trabzon Sanat Evi etkinlikleri çerçevesinde “Trabzon’da sanat, Sanatta Trabzon” konulu panel yapıldı.

Belediye Başaknımız Atom Karıncamız katılmış ve güzel bir konuşma yaparak kendi dönemlerinde nasıl (!) sanata baktıklarını anlatmış.

Meydan Parkı heykellerinin, sahildeki Hamsi heykelinin, kemençe figürünün nasıl dönemlerinde buharlaştığını anlatamamış elbette.

Hatta Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi’nin nasıl bir oldubitti ile Valiliğe devredildiğini anlatamamış…

Ne anlatmış?

Belediyeye devredilirse, ki devredileceğini sanmıyorum, tarihi İdari Mahkemesi binasını “Resim, Heykel ve Plastik Sanatlar Müzesi” yapmak istiyorum, demiş.

Devredilirse, Doğum Hastanesi eski binasını “Sağlık Müzesi” haline getireceklerini ve Ortahisar’dan Zağnos Köprüsü’ne geçiş noktasını da (burası bomba!) “Edebiyat Müzesi” haline getireceğini anlatmış!

Ahan ben Atoma katkı mahiyetinde, geçiş noktasını buldum.

Zağnos Köprüsü’nden dereye doğru bir demir merdiven yaptılar, geçiş merdiveni.

İşte Atom, yer arayıp durma, sen gel bu geçiş yerini müze yap!

Size de böyle derme çatma bir müze yakışır zaten.

Hadi hayırlı olsun, aklımı seveyim yine tıkır tıkır…

“Erken Kalkan” MHP

Hüseyin (Örs) Hocam güzel bir slogan bulmuş diyor ki, “Erken Kalkan Yol Alır”.

Gitmedik köy, belde ve gitmedik ilçe bırakmayacaklarının sözünü veriyorlar.

100373 ENTARİSİ DIM DIM YARValla onu bunu bilmem, çok doğru bir sözdür benim içinde.

Biz 2004’de seçime 2 ay kala çalışmalara başladığımızda, SP adayı Mahmut (Çizmecioğlu) Bey bir sene önceden seçime başlamıştı!

Çoğu girdiğimiz işyerlerinde, “kusura bakmayın, biz Mahmut Beye söz verdik” derlerdi.

2004 yerel seçiminde aldıkları 10 bin küsur oy bunun ispatıdır.

“Söz” bizim yöremize özgün bir dik duruştur.

Seçmen bir kere “söz” verdi mi, bitti arkadaş bir daha geri videse asla almaz.

MHP doğrusunu yapıyor…

Bir tarih: 24 Aralık

Hatırlar mısınız bilmem, 24 Aralık 1995 Genel Seçimlerini…

refah ENTARİSİ DIM DIM YARRefah Partisi’nin Erbakan komutasında %21,38 ve 158 milletvekili ile 1.ci parti olduğu, DYP’nin 19,18, DSP’nin %14,64 ve CHP’nin ise %10,71 alarak meclise kılpayı girebildiği bir meclis aritmetiği olduğunu,

CHP’nin “ne olursa olsun yemem lazım” diyip İnönü’yü siyaset dışına attığı-emekli ettiğini, Baykal’ın güya zaferini,

RP’nin yükselişinin işte bu tarihte başladığını,

Ecevit’i zorla Anayol bloğuna zorlandığını, hükümete girmese bile güvenoylamasında Anayol’a çekimser oy verdirerek kerhen destek verdirdiğini,

Ardısıra gelen hükümetlerin patır patır düşmesini,

28 Şubat’lar, 3.cü Mesut Yılmaz hükümetlerine dışardan destekleri ve Ecevit’in Başbakanlığında bebek katili Öcalan’ın yakalanmasını,

1999 Genel Seçimlerinde ise birinci parti çıkan DSP’yi ve meclis dışına düşen Baykallı  CHP’yi,

Hatırlar mısınız?

Bugünün ayak sesleri işte o günlerde geliyordu.

“Birleşin” diyenlere kulağını tıkayan Türk Solu kendi kendini yerken…

Bilmem anlatabiliyor muyum?