Tag Archives: Sebahattin Yazıcı

taka-tsk

TAKA’YA TEŞEKKÜR

Bu Yazı Toplam 353 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sebahattin Yazıcı 28 Eylül Kuduz günü dolayısıyla dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Yazıcı TAKA Gazetesi’nin dünkü manşetini de gündeme alarak şu açıklamaları yaptı: “Dünkü manşetinizde “BUNUN ADI CEHALET” Toplumsal bir sorun olan sokak hayvanlarına yönelik bu kabul edilemez uygulamayı güncel tuttuğunuz için TAKA Gazetesini ve  sağ duyulu vatandaşları tebrik ederim.

Kanunun hükümlükler vererek görevlendirdiği kurumlar bu vesile ile görevlerine sıkıca sarılırla çünkü yerelde bu konuda çözüm üretecek kalıcı uygulamalar yapılmamaktadır.”

İnsanca çözümler olsun

Yapılması gerekenleri de sıralayan Yazıcı şu açıklamaları yaptı: “Olası bir ısırılma durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmenin önemine dikkat çekilerek, bu tür durumlarda yapılması gerekenler şunlardır: Her ne olursa olsun yetişkin veya çocuk fark etmez eğer ısırılırsanız, ısırık yarasını vakit kaybetmeden bol su ve sabunla en az 15 dakika yıkayıp ve derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Hekimin gerekli görüp, aşı programına alınılır ise aşılar aksatılmadan uygulatılmalıdır.

Eğer evcil hayvan ısırılırsa hemen bir veteriner hekime danışılmalıdır. Kuduz hastalığının belirtileri ortaya çıktıktan sonra artık tedavisi mümkün değildir. Ölümle sonuçlandığını kesin olarak bilinen kuduz, şüpheli ısırık veya temas durumunda önlem alarak sorunlarımızı çözmek en doğru girişimdir.

İhmal ise göz göre göre ölüme gitmek gibi bir riski almak anlamına gelmektedir. Sokak hayvanlarını bir yerden bir yere nakletmekle de kuduzdan kurtulamayacağımız gibi sadece yaşama hakkı tanınmış canlıları öldürmek de insanın hakkı değildir. Yetkilileri insanca çözümlerin var olduğu uygulamalara davet ediyoruz. Sorumsuzca yapılan her türlü girişimi reddediyoruz.

gida

GIDADAKİ TEHLİKE

Bu Yazı Toplam 239 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Ramazan ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, toplu alınan ve özellikle sıcakta bozulabilen gıdaları alırken daha dikkatli olunması gerektiğini ortaya koyuyor

Etlere dikkat

Trabzon Bölgesi (Artvin, Bayburt, Gümüşhane, Rize) Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sebahattin Yazıcı, yaz mevsiminde yapılacak alışverişlerde daha dikkatli olunması gerektiğini bildirdi. Özellikle Ramazan ayına yönelik alışverişlerde duyarlı olunması gerektiğini anlatan Yazıcı, ”Çünkü toptan alışverişlerin yoğun olarak yapıldığı Ramazan ayında dikkatli olmazsak, hem sağlığımızı tehlikeye atar hem de gıda olarak tükettiğimiz ürünlere hak ettiğinden fazla para veririz” dedi. Yazıcı: “Et ve et ürünleri ile ihtiyaç olan muhtelif gıdaları ucuza alalım derken sağlığımızı kaybetmeyelim. Uygun ortamda bir üründe 7 saatte 2 milyonun üzerinde bakteri oluşabilir. Bugünkü sıcaklıklar ve nem bu üremeyi sağlayacak koşullara sahiptir. Bu nedenle kontrolsüz kesim ile ucuz et alma adına gıda değeri olmayan etler konusunda dikkatli olunmalı hatta uzak durmalıyız” şeklinde konuştu.

Aynı şartlarda muhafaza etmeliyiz

Alışverişte soğukta muhafaza edilen ve dondurulmuş gıdaların, uygun şartlarda satılan yerlerden alınması gerektiğine dikkati çeken Yazıcı, şöyle devam etti: ”Bu gıdaları alışverişimizin en sonunda alıp, kısa sürede eve dönüp aynı şartlarda muhafaza etmeliyiz. Uzun süren bir alışverişte ilk olarak alınan dondurulmuş gıda daha marketten çıkmadan çözülebilmektedir. Bazen bu tür küçük ihmaller gıda zehirlenmelerine sebep olabilir. Yukarıda belirttiğimiz gibi bakteriler kısa sürede uygun şartları bulunca çoğalır ve sağlığımızı tehdit edecek boyutlara gelirler. Yazıcı, alışveriş sırasında satın alınacak ürünün ambalajında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın verdiği sicil ve üretim izin numaralarının bulunmasına dikkat edilmesinin önemine değinerek, ”Numarasız ürünler, üzerinde delikler olan paketler satın alınmamalı” diye konuştu.

Soğuk zincire dikkat

Tüketicilerin market raflarındaki sıcaklığı kontrol etmeleri gerektiğini vurgulayan Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sebahattin YAZICI, şunları söyledi: ”Soğukta muhafazası gereken bir gıdanın soğuk olmadığını hissederseniz almayın. Varsa, soğutucu ve donduruculardaki sıcaklık ölçerleri kontrol edin. Taze meyve ve sebze 10, süt ve süt ürünleri 4, et, balık ve tavuk 2, dondurulmuş gıdalar da eksi 18 derece ve altında muhafaza edilmelidir. Son kullanma tarihi kontrol edilmeli, soğuk muhafazada ambalaj üzerinde yer alan saklama sıcaklıklarına uyulup uyulmadığına bakılmalıdır. Şarküterilerde indirimde olan ürünler genellikle sepetlerde ortada satılmaktadır.

Sütün saklandığı yer soğuk değilse ömrü 4 kat azalıyor”

Dolaba nasıl yerleştirilmeli

Süt ürünlerinin son kullanma tarihlerinin de muhafaza edildikleri sıcaklığa göre değişebileceğini anlatan Yazıcı, ”Bu ürünlerin üzerlerinde yer alan raf ömürleri, 4 derecelik sabit sıcaklıkta saklanacağı var sayılarak yazılmaktadır. Eğer sıcaklık 10 derece ise bu ürünlerin muhafaza edilebilirliği 4 kat azalır. Özellikle süt, en sıcak kısım olan buzdolabının kapağındaki raflara yerleştirilmemelidir. Kolay bozulabilir nitelikte olan taze süt, et, tavuk, balık gibi gıdalar her zaman buzdolabının arka duvarına doğru yerleştirilmelidir” dedi.

Yumurta seçimi

Ucuz olan ve çocukların çok tükettiği yumurtaların da marketlerde 4-6 derece arasında bulundurulması gerektiğine dikkati çeken Yazıcı, ”Oda sıcaklığında bekletilen buzdolabı ısısında olmayan yumurtaların son kullanma tarihi ne olursa olsun tebliğe göre satışı uygun olmadığından satın almayınız . Bu günlerde 30  derece oda ısısında satılan yumurtalar 2-3 günde gıda değerini kaybedebilir. Yumurtaların kabuğunda hastalık yapıcı mikroorganizma bulaşması olabilir ve yumurtanın içine de geçebilir. Yumurtayı dikkatle kırdığınızda, sarısı dağılmadan ortada kalıyor, akı da onun etrafında düzgün bir şekilde 7-8 santimetre çapında duruyorsa tazedir” diye konuştu.

Dondurucu konusu

Kırmızı et alınırken genellikle parlak kırmızı renkli sığır etinin, tazeliğin göstergesi olduğunu ancak bunun etin güvenli olup olmadığını tek başına anlatmadığını belirten Yazıcı, ”Güvenli et, uygun şartlarda muhafaza edilen, ruhsatlı kasaptan, karkas etten alınan ve üzerinde resmi damgası olan etlerdir. Marketlerde ise veteriner hekim kontrollü parçalama tesisinde üretilmiş, Bakanlık izni ve sicil numarası olan kırmızı ve beyaz etlerdir” dedi. Dondurulmuş et veya gıda alınırken, ambalajının üzerinde buz kristalleri olan gıdanın dondurucuda uzun süre tutulduğunu, çözünmeye yüz tutup tekrar dondurulduğunu göstermesi nedeniyle güvenilir olmayacağını vurgulayan Yazıcı, dondurucudan çıkarılarak çözdürülen bir gıdanın tekrar dondurulmaması gerektiğini söyledi.

Risk olduğunu unutmayın

Ruhsatlı iş yerleri dahi olsa ”dökme” olarak tabir edilen tavuk eti satışlarından uzak durulması çağrısında bulunan Sebahattin Yazıcı, daha önceden hazırlanmış kıymaların da satın alınmaması gerektiğine vurgu yaptı. Yazıcı, soğuk muhafazası gerekirken piyasa değerinin çok altında ve sokakta seyyar satıcılar tarafından satılan gıdaların asla satın alınmamasını istedi. Yine sokakta satılan soğuk muhafazada olması gereken donmuş balıkların satın alınmasında riskin büyük olduğunu unutmayalım. Donmuş balıklarda ısı -18 dereceden +30 dereceye çözünmüş olacağından gün boyu bakteri üremesi son derece hızlı olacaktır. Bu nedenle balık alışverişlerini sıcak günlerde özellikle buzdolabı ısısında satış yapan satıcıdan alınız. Gıda güvenliği ve sağlığınız için bilinçli tüketimi önemsemenizi temenni ederken, Ramazanınızın mübarek olmasını dilerim.

kurbanlik

UYGUN KURBAN KESİN

Bu Yazı Toplam 177 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Karadeniz Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sebahattin Yazıcı kurban öncesinde kurban kesimiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Karadeniz bölgesi Veteriner hekimleri odası başkanı Sebahattin Yazıcı kurban öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye’de 2 milyon 600 bir hayvan kesileceğini ve bunun yıllık kesilen kurbanın yüzde 25’ini oluşturduğunu aktararak, nakliye, kesim ve dikkat edilmesi gerekenler konusunda detaylı bir uyarı yaptı:

‘Kurban Bayramında, halkımız kurban vazifesini sağlıklı bir şekilde yerine getirerek, dini vecibelerini ifa etmenin huzurunu yaşamak istemektedirler. Ancak, her yıl kurban Bayramı öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar ve basında yer alan haberlerle kurban kesen insanlar bu görevlerini layıkıyla yerine getirmenin huzurunu yaşayamamaktadırlar. Kurban, sosyal boyutu ağır basan dini bir olgudur. Ancak, Kurban Bayramında pazarlanan ve kesilen hayvanlar, hastalıkların yayılması ve halk sağlığı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır.’

2 milyon 600 bin kesim

‘Kurban Bayramında, yaklaşık olarak 600 bin Büyük Baş ve 2.000.000 Küçük Baş hayvanın nakli ve kesimi yapılmaktadır. Bu miktar, ülkemizde yıllık olarak kesilen hayvan miktarının % 25’idir. Bu kadar büyük sayıda hayvanın bu kadar kısa sürede nakledilmesi ve kesilmesi, gerekli tedbirler alınmadığı ve gerekli alt yapı oluşturulmadığı takdirde, insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre ile ilgili sorunları da beraberinde getirmektedir. Bulaşıcı hayvan hastalıklarının kurbanda yüzde 30 oranında artış sağladığı görülmektedir.’

Küpesine bakın

‘Bunun yanında, kullanılamayan hayvansal yan ürünler nedeniyle büyük ekonomik kayıplar oluşmaktadır. Özellikle, veteriner hekim kontrolü dışında yetiştirilen, sevki yapılan, satışa sunulan ve kesilen hayvanlar, bulaşıcı ve salgın hayvan hastalıklarının yayılma riskini arttırmakta ve bu hayvanlardan elde edilen etler insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır.

Kurbanlık hayvanların, sokaklarda dolaştırılması, meydanlarda bekletilmesi, satın alınan hayvanların evlerin bahçelerinde, balkonlarda tutulmaları ve uygun olmayan yerlerde kesilmeleri tehlikenin boyutunu daha da arttırmaktadır. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için sağlık raporu, küpesi ve pasaportu bulunmayan hayvanların sevkine izin verilmemektedir.’

kulis

RÖPORTAJ VE ŞİKAYET

Bu Yazı Toplam 633 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Eğitim Bir-Sen Genel sekreteri Uzuner yazdı. Sendikal bir takım faaliyetlerimiz noktasında konuşur görüşür bir araya geliriz.

Bazen yoğun gündem arasında kaybolur, bazen de haber oluruz. Şu anda size karalayacağım yazım bunun dışında bugünkü Hakan Şener’in muhteşem Ulusoy röportajınıza istinaden aklıma gelen bir konu. Hemşericiliğimin mikro milliyetçiliğe vedat uzuner RÖPORTAJ VE ŞİKAYETdönüşünden olsa gerek eğer hemşerimse ve helalinden tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelmişse ona şapka çıkarır, sonsuz saygı duyarım. Ulusoy ailesinin başarıları da aynı duygularla karşıladığım, bana heyecan veren hikayelerle dolu. Ancak ben bu heyecanı duyarken Ulusoy ismini temsil eden (aslında edemeyen) bazıları da canımızı sıkmıyor değil. Başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak isterim. İlgili kişilere ulaşır mı bilmem ama elektronik arşivinizde de çok bir yer tutmaz herhalde.

2011 yazında Berlin’de bulunan abim özel aracıyla geldiği izinden dönerken her gidiş gelişte olduğu gibi Terme Ulusoy Tesislerinde mola verdi, çoluk çocuk yiyip içecek dinlenecek ve yollarına devam edecekler. Bu sırada dışarıda elinde fırçayla çalışan bir görevli arabayı yıkıyor. Aynı anda birçok otomobil ve otobüsün yıkanmasında kullanılan fırçada kalan tozlar arabayı belirgin bir şekilde çiziyor. Bunun üzerine tesisi yetkilisiyle abim arasında gereğini yapın faturayı bize gönderin masrafını karşılayalım tarzında bir konuşma geçiyor. Aradan bir iki gün geçiyor abim yazlıkta olduğu Aydın’da arabaya pasta cila attırıyor ve bu da 150 TL tutuyor.

Ne hikmetse bunu Terme’deki yetkililerle paylaşmak isteyen abimin telefonuna o günden sonra çıkan olmuyor (Numarayı tanıyorlar her halde) Bunu benimle paylaşınca ben de Ulusoy müşteri hizmetlerini arıyorum. Sorun bir telefonla çözülecek. Bir arıyorum iki arıyorum, abime aratıyorum… Onu bir tarafa beni bir tarafa yönlendiriyorlar ama bir türlü ‘Çözüm’ üretilecek noktaya ulaşamıyoruz. Bu olay 2011 Temmuz’da meydana geldi. Ortada 150 TL gibi komik bir para var. Ben olayın maddi boyutunu sorun ederek hareket etmedim. Sık sık gurbetteki yakınlarımızın şikayet etmelerinden duyduğum rahatsızlık karşısında sahip olduğum refleksle ‘bakın nasıl da çözücem sorununuzu’ diyerek hareket ediyorum. Bütün bunlardan sonra Ulusoy Müşteri Hizmetlerine 08.08.2011 de durumu anlatan bir mail attım. Henüz buna da bir cevap alamadım.

Zargana Ankara da açılıyor

Ankara Nene Hatun’ da daha önce parlamenterler birliği lokali olarak kullanılan ve daha sonra Fevzi Hoca’nın devraldığı restoran el değişti. Karadenizli bir işadamı tarafından satın alınan restoran adını Zargana olarak değiştirdi. 300 kişiyi aynı anda ağılayabilecek, VİP salonları bulunan şık mekan tadilatların tamamlanmasından sonra 15 Kasım’da balik RÖPORTAJ VE ŞİKAYEThizmete açılacak. Şimdiden tüm Karadenizlilerin uğrak yeri olacağı kesinleşen Zargana Balık Restorant, Karadeniz balıklarının yanı sıra Ege ve Akdeniz balıklarına da mutfağında yer verecek.

Yazıcı’nın kurban programları

Trabzon Veteriner Hekimleri Odası’nın Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Sebahattin Yazıcı gazetemizi ziyaret etti. Yazıcı, birkaç noktada açıklama yaparak kamuoyunu uyandırmaya çalıştı. Yazıcı, bugün saat 10.00’da MÜSİAD ve belediyenin ortaklaşa gerçekleştireceği Kurban Paneli’nin olduğunu ve akşam Trabzon TV’de tüm vatandaşları bilgilendireceğini yazici RÖPORTAJ VE ŞİKAYETsöyleyerek, ‘Cuma günü de Akçaabat Rahman Camiinde olacağım. Orada görüntülü olarak kurban sağlığı ve kurban kesimi ile ilgili olarak vatandaşlarımıza bilgi vereceğim’ dedi. Yazıcı, şimdiden herkesin bayramını da tebrik etti.

Siyaset akademisi başlıyor

AK Parti Rize İl Başkanlığı toplantı salonunda açıklama yapan İl Başkan Yardımcısı ve Siyaset Akademisi İl Koordinatörü Erdal Genç, Siyaset Akademisi kayıtlarının 1 Kasım 2011 tarihinden itibaren başladığını söyledi. Siyaset Akademisine herhangi bir siyaset kimlik gözetmeksizin, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının katılabileceğini hatırlatan Genç, “Akademi, geleceğin lider Türkiye’sinin şekillenmesinde etkin rol üstlenecek bireylerin yetiştirilmesine katkı sağlanması için hazırlanmış bir programdır. Siyaset akademisinin 10. dönem konsepti, genel merkezin aldığı karar ile ‘Lider ülke Türkiye’ olarak belirlenmiştir. Program bünyesinde yapılacak akb RÖPORTAJ VE ŞİKAYETeğitimler, Siyaset Bilimi, Hukuk, Ekonomi, uluslararası ilişkiler ve sosyoloji dallarında olacaktır” dedi. Program, 14 Kasım 2011 tarihinde başlayacak ve 8 hafta sürecek. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes, 100 lira kayıt ücretini ödeyerek, ‘Ak Parti Siyaset Akademisi’ne kayıt yaptırabiliyor.

Canalioğlu’na Arsinli danışman

CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu’nun danışman kadrosuna kimi alacağı merak ceb RÖPORTAJ VE ŞİKAYETedilirken tercihini Emrah Turfanda’dan yana yaptı. Yüksekokul mezun olan Turfanda Arsin Dilek köyünden ve İstanbul’da büyümüş. Dün konuştuk ve hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.

Allah mesut etsin

Acılarda sevinçlerde bizim için. Trabzon İl Emniyet Müdürü Feridun Boz, babasının rahatsızlığı sebebiyle bir süredir kızının düğünün erteliyordu. Boz ailesinin düğün davetiyesi bize ulaştı. Kızı Burcu’yu evlendirecek olan Feridun Boz’un ulaştırdığı davete göre, kına gecesi Tekirdağ’ın Saray ilçesi Yuvalı köyünde yapılacak. Düğün ise Gümüşhacıköy’de Belediye Kültür sarayında olacak. Allah mesut etsin.

kuduz

ÜRKÜTÜCÜ ÖLÜM

Bu Yazı Toplam 294 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sebahattin Yazıcı, kuduz hastalığının belirtileri ortaya çıktıktan sonra tedavisinin mümkün olmadığını belirtti.

10 Dakikada Öldürür

Sebahattin Yazıcı, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, kuduzun insanlık tarihindeki en eski ve en ölümcül hastalık olduğuna vurgu yaptı.
Kuduzun önlenebilir bir hastalık olduğu halde her 10 dakikada kudurarak bir insanın ölmesinin insanlık adına ürkütücü olduğunu anlatan Yazıcı, “Dünyada her yıl yaklaşık 55 bin kişi bu hastalık nedeniyle ölmekte ve bunların yarısının 15 yaş altı çocuklar olduğu ve bu vakaların yüzde 99′nun kuduz köpek ısırmalarından kaynaklandığı bildirilmektedir.” dedi.

Hayvanlar ısırınca bulaşır

Yazıcı, kuduzun hayvanlardan insanlara bulaşan viral bir hastalık olup çakal, kurt ve tilki gibi doğadaki vahşi memeliler ve eğer aşılanmamışlarsa köpek, kedi, inek, eşek gibi evcil memeli hayvanlar arasında varlığını sürdürdüğüne dikkat çekti.

Kuduzun başlıca bulaşma yolunun enfekte hayvanların ısırması olduğu bilgisini veren Yazıcı, şöyle devam etti: “Ayrıca, bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozalardan da enfekte olmuş hayvanın salyası ile bulaşabilir. Kuduz hastalığına ilişkin belirtiler görülmeye başladığında, kuduz hem insanlar hem de hayvanlar için ölümcüldür. Erişkinlere göre hayvanlarla daha fazla yakın temasta bulunmaları ve ısırılma, tırmalanma gibi durumlarda ailelerine haber vermemeleri sebebiyle çocuklarda kuduz riski daha fazladır.”

Hemen doktora gidin

Olası bir ısırılma durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmenin önemine dikkat çeken Yazıcı, bu tür durumlarda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Her ne olursa olsun yetişkin veya çocuk fark etmez eğer ısırılırsanız, ısırık yarasını vakit kaybetmeden bol su ve sabunla en az 15 dakika yıkayınız ve derhal bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.