Tag Archives: Harun Yavruoğlu

karikatürmanşet

BARIŞ SÜRECİ KANLI DEVAM EDER

Bu Yazı Toplam 74 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

kairkatür BARIŞ SÜRECİ KANLI DEVAM EDER

farozzz

GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Bu Yazı Toplam 328 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Bir yaşlı amca tanıdım geçenlerde.

Hiç bütün şirinliklerime rağmen gülmek istemiyordu.

Hatta adeta korkuyor;

“Dur güldüreceksin beni!” deyip duruyordu…

Gülmek, maalesef insanların günümüzde unuttuğu bir duygu.

Aslında biliyoruz ki gülmek pirzola yemek gibidir.

Ama gelin görün ki, pirzolayı iki çiğnemde yutan amca gülmeye korkuyor.

Amca korkar da teyzem korkmaz mı?

Bacım, öğrenci kardeşim korkmaz mı?

Oysa gülmenin Soğuk algınlığına bile etkisi vardır.

Korur insanoğlunu tansiyondan, kalp krizinden

Hatta, kötü huylu tümörlerden bile korur…

Yani anlayacağınız faydaları say say bitmez gülmenin…

Peki neden hala gülmüyoruz?

yyy GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Çünkü insanlara dayatılan sistemde sadece tuzu kuru kimseler gülebilir

Müdürler,

Savcılar,

Hakimler,

Patronlar gülebilir.

Ha yüzde 3 maaş artışı alan emekliler de isterlerse sırıtabilirler…

Ancak bu zavallılar illa da güleceklerse ancak ağlanacak hallerine gülerler…

Evet, şaka bir yana gülme kasları, insanların ceplerinin doluluk oranıyla doğru orantılı değildir.

Ne kadar para, o kadar gülmek değildir.

Allah’ın bize bahşettiği o iki dudak hareketi gönül zenginliğidir.

Gülmek, zengin olmakla doğru orantılı olsaydı, o semtlerde kahkaha sesleri göklere çıkardı…

Scan GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Biz ilginç insanlarız.

Zorla tebessüm etsek de , kolayca öfkeleniriz.

Gülme krizlerine giremediğimiz için anında sinir krizine gireriz.

Sonrası yandı gülüm, keten helva…

Bakın benden söylemesi;

‘Dolmuşta şu parayı uzatır mısın?’ dediğiniz insan bile, bir anda size öfke duyabilir,

Anında onunla başınız belaya girebilir.

Yani adam size vuran öküz gibi bakarsa, siz sakın ola onunla göz göze gelmeyin.

Bakın Allah’ın denizine doğru.

O sonra niye kızdığını unutur ve bir bela kendi kendine iyileşir…

Mesela riskli konulardan biri de bir manavın kasasından meyve seçmeye yeltenmeyin.

Bu da Trabzon’da sorun yaratan önemli mevzulardandır(!)…

Bu memleket böyle.

Öfkeye geç, gülmeye dur diyen bir yapımız var.

karikatür volkan abi GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Oysa gülmenin yakışmadığı bir insanoğlu henüz doğmamıştır.

Ne demiş Sokrates; “İnsan, gülmediği günü, yaşadım diye hayat defterine kaydetmemelidir”

zihniii1 beyy GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

 

 

 

Mal

Polis yurt dışına kaçak insan taşıyan kamyon şoförüne sorar

-Ne var kamyonda

-Şoför: Mal var der

Bunun üzerine kaçaklardan biri kafasını çıkarır ve

-Lan sen kime mal diyorsun

-Polis: Hani mal vardı

Şoför cevap verir, eee mal olmasaydı kafasını çıkarır mıydı?

Cin

Adamın biri sahilde dolaşırken ayağı bir şişeye çarpmış. Şişenin tıpasını çıkarmış ve içinden bir cin çıkmış.

Cin, Adama

-Bir dilek hakkın var. Dile benden ne dilersen demiş.

Adam da, iki Amerika ile Avrupa’yı birbirine bağlayan bir köprü yapmanı istiyorum demiş.

Cin: Yahu kardeşim benden olacak bir şey istesene demiş

Adam: Öyleyse kadınları anlamak istiyorum demiş.

Cinin cevabı kısa ve net olmuş;

-Köprü kaç şeritli olsun

Fare

Bilim adamları üç fare üstünde üç ülkenin içkilerinin etkisini test ediyorlarmış

Fransız içkisini içen fare küt diye yere düşmüş

İngiliz içkisini içen fare de küt diye yere düşmüş

En son fareye Türk rakısını içirmişler fare önce biraz sallanmış sonra da bağırmış

-O kedi buraya gelecek

10680120 10204351618285068 1981195009475112422 o GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Temel Askerde

Birgün temel askerde operasyona çıkacaklarmış komutan demiş bir terörist getirene 10 milyar verilecek. Operasyona çıkmışlar ve diğer askerler her biri birer terörist ölüsü getirmişler.

Temel gelmemiş aradan iki üç hafta geçmiş. Temel gelmiş ve bir sürü ölü terörist getirmiş, komutana vermiş.

Komutan demiş ki Temel devletin maddi durumu kötü 8 milyar versek olur mu?

Temel demiş ki zaten ben 8 milyara aldım komutan.

Öfkeli Komutan

Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş. Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık fark etmiş. Hemen karşı tarafa sinyal göndererek şu mesajı geçmiş: – “Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz.” Karşıdan anında cevap gelmiş: – “Sen rotanı 30 derece batıya çevir!” Komutan şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış: – “Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!” Karşıdan cevap: – “Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!” Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış: – “Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece doğuya çevir!” Cevap: – “Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece batıya çevir!” Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş: – “Burası bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız” Karşıdan cevap gelmiş: – “Burası da bir deniz feneri.. Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın”

555555 GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Acemi Asker

Askerliğe yeni başlamış bir er çavuşunun yanına giderek: -Efendim, çorbada kum vardı! dedi. Çavuş kaşlarını çatarak -Ne olmuş yani? Buraya yemek beğenmeye değil, vatan toprağını korumaya geldiniz. Bir daha böyle bir şikayet istemem! dedi. Erin cevabı hazırdı: -Evet ama komutanım! Biz buraya vatan toprağını yemeye de gelmedik!

Akıllı Er

Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve bir de genç kız trende aynı kompartımanda yolculuk etmektedir. Tren bir tünele girip kompartıman karardığı zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardından SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden çıktıktan sonra yaşlı kadın “Aferin genç kıza Nasıl yapıştırdı tokadı” diye düşünmekte ve kafasını sallamaktadır.

Genç kız da “Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki, bi de öpmeye kalktı ama kadın da iyi yapıştırdı ” diye düşünmektedir.

Albay ise “Ulan bizim eşoglusu er, kızı öptü. Tokadı biz yedik” diye yanarken er de içinden şöyle düşünmektedir:

“Hehe. Aferin lan bana. Elimi öpüp nasıl yapıştırdım tokadı albaya…

1 180 GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Arslan Oğlu Arslan

Temel askerdeyken yeni başçavuş gelir ve tüm bölüğe söyle der:

- “Sakin benim adimi unutmayın, benim adim Arslan Oğlu Arslan… Eğer adimi unutursanız geldiğimde canınıza okurum” der ve gider.

Aradan haftalar geçer ve Basçavus gelir herkese adini sorar ve hepsi bilir. Sıra Temel’e gelir.

Temel şöyle cevap verir:  “Bi hayvan oğlu hayvandı ama haçen tam hatirlayamayrum”

Çapkın Asker

Sivilde çok çapkın olan Tolga askerliğini yapmaktadır. Birgün sevgilisinden mektup alır .Sevgilisi artık ondan ayrılmak istediğini bildirmekte ve fotoğrafını geri göndermesini bildirmektedir. Çok kızar arkadaşlarından, eski kız arkadaşlarının fotoğraflarını toplar. Hepsini bir araya koyup paket yapar ve sevgilisine gönderir. Pakete bir not iliştirir. “Kusura bakma, hangisi olduğunu çıkaramadım.Lütfen kendi fotoğrafını al ve diğerlerini geri gönder!!!!”

İslamın Şartı Kaç

Bir gün komutan temele oğlum islamın şartı kaçtır

Temel: 40 komitanum demiş

Komutan Temel’i döver

Temelin ağzı burnu kan içinde dışarı çıkar

Bunu gören Dursun “Temel ne oldi nedur bu halun” der

Temel cevap verir

Komitan bana islamun şarti kaç sordi

Bende 40 dedum sonra bu hale celdum

Dursun; “Git komutana deki islamın şartu 5′tir”

Temel cevap vermiş “A safoğli saf komutan 40′ı kabül etmedide 5′imi kabül edecek”

1 18 GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Trabzon Kayseri Fıkrası

Bir gün Trabzon ile Kayseriler savaş yaparmış.

Kayserililer düşünmüş.

-biz bunları vuramıyoruz, onlarda bizi. Öyle birşey yapmalıyız ki onları siperden çıkarmalıyız.

Adam sormuş; -Trabzonlularda ençok hangi isim kullanılır cevap gelmiş dursun demişler ve dursun diye bağırmışlar. Bütün dursunlar ayağa kalkmış hepsini vurmuşlar. Trabzonlulardan geriye bir kişi kalmış. Oda demiş ki

-Kayserililer en çok parayı sever. Ardından aha 10 lira diye bağırmış. Sonra herkes paraya bakmış Trabzonlu tüm Kayserilileri vurmuş

En Cesur Asker

Bir gün komutanlar aralarında tartışmışlar benim askerim daha cesur diye.

3 komutan en cesur askerlerini çağırmış.

1. komutan asker tankın altına atla demiş askerde: -vatan için canım feda giyerek atlamış ve ölmüş.

2. komutanda askerine uçurumdan aşağıya atla demiş ve asker aynı cümleyi söyleyip atlamış oda ölmüş.

En sonuncu komutanda mayına bas demiş.Askerde komutanına naaahh cekmiş.komutanda bakın benim askerim daha cesur komutanına naaahh cekiyor demiş

Lazer Getir

Komutan emir erini çağırmış: – “Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir.” – “Emredersin komutanım.” Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. – “Lazer yazıcıyı getirdim komutanım.” – “Hani nerde lan?” – “Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!” – “Ulan iyi ki, scanner istememişiz be!”

1 11 GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

Neresinden

Kore’de Türk Tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler.

Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar: – “Hani sizin izin kağıtlarınız? ”

Erler subayı atlatırız umuduyla: – “Biz Amerikalıyız…” diye cevap verirler.

Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez: – “Amerika’nın neresindensiniz?” diye sorunca:

- “İçindenuk kumandanım!” diye yanıt verirler…

1 51 GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

*Rejim yapmak, erken kalkmak ve işe gitmek zorunda olmak şu bir kere gelinen hayatta insanoğluna vurulmuş en büyük 3 darbe.

*İstediğim şey olmadığında belki daha iyisi olcak ondan olmuyo diye diye kendimi kandırmaktan en sonunda ruh hastası oldum. Harika haber bu.

*Millet sevgilisine sarılıp ısınırken benim yine garsona “pardon şal var mı?” diye soracağım müthiş soğuk havalar başlıyor. Yaşasın.

songül GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

*Gözleri açmak başka, uyanmak başka, kalkmak bambaşka bi şey. İlkinde takılıyorum hep.

*Günde 75 kere uykum geliyor  ama hiçbiri geceye denk gelmiyor  çok ilginç.

 

 

1 31 GÜLÜN Kİ, HAYAT BAYRAM OLSUN!

farozzz

ŞİDDETLİ FIKRALAR

Bu Yazı Toplam 680 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Çocuk dedesine sormuş:

Dede, nenem ile kaç yıldır evlisiniz?
40 yıldır evlat demiş dede.
Peki, ama dede, ben sizi hiç kavga ederken görmedim bunun sırrı nedir?
Otur evlat anlatayım. Evlat biz ninen ile evlendiğimizde elde avuçta bir şey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukça uzaktaki köyden aldım, nikâhımız kıyıldı, benim at arabasına nenenin üç beş eşyasını attık ve bizim köyün yolunu tuttuk. Yolda benim atın ayağı sürçtü ve tökezledi. Ben “Bu bir” dedim. Devam ederken bir daha tökezledi, ben yine “Bu iki” dedim.
Köye de daha epey yolumuz vardı, bizim atın ayağı bir daha tökezleyince “Bu üç” dedim ve çektim belimden piştovu, atı orada vurdum.
Ben atı vurunca nenen başladı bana söylenmeye. “Biz şimdi nasıl gideceğiz, niye durup dururken atı vurdun. Sende hiç akıl yok mu? Bu eşyaları nasıl götüreceğiz” Ben de döndüm nenene “bu bir” dedim. O gün bugündür, gül gibi geçinip gidiyoruz.

 

1 1 ŞİDDETLİ FIKRALAR

Karı Koca

Karı koca müthiş kavga etmişler ve küsmüşler bakmışlar olcak gibi değil ve birbirlerine notlar yazarak anlaşmaya karar vermişler.Bir gün adam bir iş görüşmesi yapmış ve sabah 8.30 da işe gitmesi gerek komidinin üzerine bir not yazıp koymuş “sabah beni saat 8.00 de” kaldır ertesi gün olmuş adam bir kalkmış saat 10.00 müthiş sinirle fırlamış yatakdan ve başuncunda bir not “Saat 8.00 kalk”

Temel Ve Namaz

temel namaza durdu bunu gören hırsız temelin cüzdanın almış bunu gören temel suriyeyi sesli okumaya başlar ferah nem bulok arkamdaki sala cüzdanımı bırak bırakmassan yersin dayak

Nasrettin Hoca

Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye gönderiyormuş. Testiyi eline verdikten sonra yüzüne okkalı bir tokat aşketmiş, ardından da:
Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye gönderiyormuş. Testiyi eline verdikten sonra yüzüne okkalı bir tokat aşketmiş, ardından da:
- “Sakın testiyi kırma” diye seslenmiş.
Bu durumu görenler :
- “Ne yapıyorsun Hoca efendi” demişler, “çocuk testiyi kırmış değil ki… Hiç suçu olmayan çocuğu ne diye dövüyorsun ?”
- “ dayak neye yarar!” demiş Hoca.
Öğüt: Büyüklerin uyarılarını dikkate alalım. Kendi aklını beğenip sadece ona uyan kişi, bilinenleri yeniden keşfetmeğe uğraşıp kısıtlı ömürlerini ziyan edenlere benzer.

1 21 ŞİDDETLİ FIKRALAR

Gariban Adam

Konya çarşısındaki helvacı dükkânlarının vitrinlerine iştahla bakan gariban adamın biri, bir dükkân sahibinden biraz helva sa…
Konya çarşısındaki helvacı dükkânlarının vitrinlerine iştahla bakan gariban adamın biri, bir dükkân sahibinden biraz helva sadaka olarak vermesini istemiş. Dükkâncı vermemiş. Garibanın canı da çok helva çekmiş. Dayanamayıp, dayak yemeyi de göze
alarak başka bir helvacı dükkânına girmiş. Bir lenger helvayı önüne çekmiş ve hızla atıştırmaya başlamış.
Helvacı adamın üstüne yürümüş;
- “Bre adam, sorup istemeden, parasını ödemeden böyle helva yenir mi?” demişse de adamın aldırmayıp atıştırmayı sürdürdüğünü gören helvacı, adama sille tokat girişmiş.
Dükkânda tesadüfen bulunan Nasreddin Hoca müşterilere doğru dönüp:
- “Şu Konyalı helvacılar ne iyi adamlar; parası olmayan garibana bile döve döve helva yediriyorlar.” demiş.

Öğüt: İmtihan dünyasındayız. İmtihan soruları o kadar çok ki ! … Ha gayret, sorulara yanıt bulmaya çalışalım. Doğru cevaplar vermeye çalışalım. Artı hanemize bir şeyler, iyi puanlar koyalım. Hiç değilse eksi hanemizi

Sosyo Kültürel

Siyasal gerginliğin dışında, iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulaştığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş… Kapıdan girer girmez:
-Anne! diye seslenmiş, “Ben Alman oldum!”
Annesi:
-O nasıl söz? Sakın bir daha tekrarlama!
-Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik, ben Almanım artık”
Annesi “sus bakayım!” diye tiz perdeden bağırırken, babası da içerden duyup koşmuş. Bir tokat, bir tokat daha.
Çocuk bir yandan yediği dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuşmasını sürdürüyormuş:
-Şu dünyanın işine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!”

1 3 ŞİDDETLİ FIKRALAR

Temel Ve Dursun

Bir Gün Temel İle Dursun Bir Otele Gitmişler. Oteldeki Bir Odaya Girmişler.Odada Sadece İki Katlı Ranza Varmış.Temel Dursuna Ben Altta Sen Üste Yat Demiş.Dursun Bu Dediğine Hayır Dememiş.Neyseki Yatma Vakti Geldi.Herkes Yattı.Odaya Hırsız Girdi.Ve Altta Yatan Temeli Dövmüş.Sonraki Akşam Bi Daha Hırsız Girmiş.Hırsız Hine Temeli Dövmüş.Temel Bu Sefer Dursuna Sen Altta Yat Ben De Üstte Yatim Demiş.Temelin Dediğine Tamam Dedi.O Akşam Gene Hırsız Girdi Demiş Ki Alttakini Çok Dövdük Biraz Da Yukardakini Dövelim Demiş.Bu Sırada Da Temel Yerini Değiştirdiği İçin De Dayak Yiyen Yine Temel Olmuş.

Japon’un Biri

Japon”un biri Rize”de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus:
- Var mi aranizda delikanli, varsa ciksin disari!
Tahmin edeceginiz uzere Temel kapiya dogru yurumus.
- Cikiyorum ulan, gorelim bakalim erkekligini!
Birkac dakika sonra Temel agzi burnu dagilmis kahveye geri donmus.
Pesinden de Japon kasilarak iceri girmis. Temel’i gosterek soylenmis:
- Ona ejderin kuyruk sallamasiyla vurdum..
Ertesi gun Japon yine gelmis. Yine meydan okuma. Yine Temel’den rest.
Ve birkac dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilmis bir Temel!
Ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu aciklayan Japon:
- Ona ejderin yakasusi teknigiyle vurdum Ertesi gun yine ayni hikaye:
dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon:
- ona ejderin kimanto teknigiyle vurdum Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus.
Japonun restini goren yine Temel olmus. Birkac dakika sonra herkes surati dagilmis bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafi kanlar icinde kapida belirmis!
Temel de hemen arkasindan gelmis, Japon”u gosterek gulumsemis:
- Ona Toyota’nin krikosuyla vurdum…

1 4 ŞİDDETLİ FIKRALAR

Temel Ve Türk

Temel ile türk bir gün ingiltereye giderler ve bir otele girerler.temel yorulduğu için türk”e

- “ben yatayrum sen ne yapacaksun” der.türk

- “bende dışarı çıkıyım biraz geziyim ama temel burda herkes ingilizce konuşuyo biri bana bir şey sorduğu zaman ne diyeyim” diyince temel

- “yes! dersin.” türk dışarı çıkar ve gezmeye başlar bir karete kursuna girip ringe çıkar karete hocası türk”e ingilizce olarak

- “dövüş yapalımmı” der ve türk anlamadığı için dediklerinden

- “yes” der ve hoca bunu bir güzel döver.türk azı burnu morarmış bir şekilde oteline döner ve temel e

- “sen bana yes dersin demiştin dedim dayak yedim” der ve temel atılır bu seferde

- “no!” dersin diyince türk tekrar karete kursuna gider ve yine ringe çıkar hoca buna ingilizce olarak

- “ulan sen daha akıllanmadın mı diyince” türk

- “no! “der

ve yine dayak yer…

Sokak Kadını

Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu… Saatiniz kaça?

-10 Milyon lira…

-Ben onmilyon değil, tam yüzmilyon lira veririm…

-Gerçekten mi?

-Gerçekten ya… Valla veririm hemde yüzmilyon lira… Ama döverim ben …

-Amaaaaan. Yüzmilyonu verde döv… Otele doğru yürüdükleri sırada adam yineledi :

- Bak söyleyeyim fena döverim ben …

-Döv canım, yüzmilyonu ver de… Soyundukları sırada adam :

-Son defa söylüyorum fena döverim.

-Amaaaaan be!… Dövermiş…. Ne kadar döversin yani?

-Vallaaa parayı geri alıncaya kadar döverim…

karikatür eşşek ŞİDDETLİ FIKRALAR

 Dul

Dul ve bir çocuğu olan erkekle dul ve bir çocuğu olan kadın evlenmiş ve bir çocukları olmuş neyse bir gün keratalar kavgaya tutuşmuş.

Kadın bağırmış bey bey koş koş bizim çocuklar kavgaya tutuştular demiş. Adam da kimle kim kavga ediyor demiş. Kadın da seninkiyle benimki bir olmuşlar bizimkini dövüyorlar demiş.

 

Hacim Nedir?

zihniii1 beyy ŞİDDETLİ FIKRALARÖğretmen bir arkadaşımdan naklen => -5.Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2.sorusu: ‘Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.’ Öğrencimizden gelen cevap:
-Hacdan gelenlere hacim denir..

Örnek: Nasılsın hacim?

Plakayı oldum

Temel ile Dursun kahvede oturmuş sohbet ediyorlardı. Dursun biran da bağırmaya başladı:

- Ula Temel, koş…Senin arabayı çaliylar. Temel hemen fırladı dışarı, koştu arabanın arkasından. 3-5 dk sonra eli boş gelince Dursun sordu?
- Ula ne ettin Temel, arabayi yakalayamadun mi?
- Yok ulaa, arabayı yakalayamadim ama plakasını aldım

siddet ŞİDDETLİ FIKRALAR

Kule

Bir gün Temel ile Dursun yabancı bir ülkeye gitmişler. Temel çok yüksek bir kuleyi göstererek:

- Ula Dursun, bileymusun? Bu kule dünyanın en püyük kulesiymiş daaa.

Hatta en üstine çıkıp atladığında 3 günde anca yere düşeymuşsun.
- Peki düşünce öleymisun?
- Ne zannettun ya, insan 3 gün yemeden içmeden hayatta kalabilir mi hiç daa?

songül ŞİDDETLİ FIKRALAR

* Öğlen kalkan, tüm derdi nereye gitsem olan,hayatında bigün bile çalışmamış kişiler lütfen hayatin zorluklarıyla ilgili yorum yapmasın.. Teşekkürler

*Merhaba etrafımda olup da fark edemediğim doğru insan. Bugün de senin fark etmedim sonra da farkedemicem. Yanlış insanı arıyorum, çünkü malım.

* İlişki durumum arkadaşlarımın yeni ilişkilerini tebrik etmekle geçiyor. Teşekkürler arkadaşlar, aferin çıldırtın beni.

*Ben artık emekli olup sadece torunlarım ve bahçemdeki sebzelerimle ilgilenmek istiyorum arkadaş.

karikatür şiddet1 ŞİDDETLİ FIKRALAR

hülya

HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER

Bu Yazı Toplam 650 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Hülya ve Fuat Küçük çiftinin yakışıklı evlatları Mutlu ile Nermin ve Zafer çiftinin güzeller güzeli kızı Tuğba dünya evine girdi.

Zorlu Grand Otel’de düzenlenen nikah töreninde Mutlu’nun nikah şahitliğini TAKA Gazetesi Yazı İşleri Müdürü, Karikatürist-Yazar Harun Yavruoğlu ve İhsan Küçük yaparken Tuğba’nın nikah şahitliğini Malik Öztürk ve İshak Kadoğlu yaptı.

harun HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in nikahını kıydığı Mutlu ve Tuğba çiftinin mutluluğu gözlerinden okunurken nikah törenine de çok sayıda davetli katılarak bu mutluluğa ortak oldu. Biz de TAKA Gazetesi olarak Mutlu ve Tuğba çiftine ömür boyu mutluluklar dileriz.

manşet

SEN TOPU RAKİBE AT

Bu Yazı Toplam 648 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Özkan Sümer:  maç öncesi takıma son taktiklerini vermeye hazırlanmaktadır. Her zamanki gibi son uyarısı takım oyuncularının topu ayaklarında fazla tutmadan, seri futbol oynamaları yönündedir. Ancak gerek geçen maçlar, gerekse idmanlardaki performansıyla İskender’e özel bir direktifte bulunur. “İskender. Sen bu söylediklerimi boşver, takım arkadaşlarına pas falan çıkar bunları aklından. Topu alır almaz rakibe at. Arkadaşların rakipten daha kolay alıyorlar topu.”

111 SEN TOPU RAKİBE AT

Gözün Dalmasın

Özkan Sümer: Taraftarın yoğun baskısına dayanamamış ve Lemi’yi kadrodan kesmiştir. Ancak özellikle kanatlardan etkili gelen rakibi durdurmak için Lemi’yi oyuna sürmeye hazırlanmaktadır. Lemi’yi uyarmayı ihmal etmez; reklam panolarını işaret ederek “Oğlum şimdi habu panolarun hepsini oku. Birazdan oyuna sokacağım seni, gözün dalmasun maçtayken.”

213 SEN TOPU RAKİBE AT

Bu Numara Gol Atar Mı?

Lemi Çelik Avni Aker’deki maçlardan birinde gene görevini ziyadesiyle aksatmakta ve gol yollarında etkili olmayı denemektedir. Kaçırdığı pozisyonların sayısı arttıkça artık kulübeyi dinlememekte ve o golü atmadan maçı bitirmeyeceğini hissettirmektedir. Beklediği an gelir, top kaleciden dönmüş ve önüne sekmiştir. Kale artık boştur. Attığı şut önce yan direğe çarpar oradan da dışarıya gider. Özkan Sümer o an sarfettiği kelime sebebiyle tribüne gönderilir. Lemi hocasının tribüne gönderilmesine çok içerlemiştir, bir yandan da bütün tribün Lemi’ye sevgi dolu(!) tezahuratlar yapmaktadır. Lemi daha fazla dayanamaz. Maçı falan bırakır ve tribünlere koşar. Trabzonspor tarihine bir efsane olarak kaydedilecek şu cümleler dudaklarından dökülür.Önce tribüne koşar, sırtını döner ve “Ha bu numara gol atar mi da, ha bu numara gol atar mi?” diye haykırır.Lemi Çelik Trabzonspor takımında sadece 2 numara gitmiştir. Transfer olduğu Adanspor’da neden ve nasıl 10 numaralı formayı kazandığı hala evrenin bilinmezleri arasındadır.

Mavililer Bizimkiler

Lemi taç atışı yapmak üzere kenara gelir. Şans bu ya tam kulübenin önünde atacaktır tacı. Lemi topu elinden çıkarmak için biraz gecikince tribünlerde uğultu yükselir. Özkan Sümer kendisine ayrılan bölmeyi aşar ve elini Lemi’nin omzuna atar. “Maviler bizimkiler. Onlara atacaksın bu kadar düşenecek bir şey yok.”

39 SEN TOPU RAKİBE AT

Hocam Şunu At

Bir lig maçında Özkan Sümer, kanat oyuncusu olduğu için durmadan önünden geçen Lemi’ye durmadan hakaret etmektedir. Yaptığı her hatalı hareketten sonra istisnasız bir hakaret gelmektedir kendisine.. Özkan Sümer’in hakaretleri hakemin kulağına kadar gelince hakem maçı durdurur ve Özkan Hoca’nın yanına gidip “Hocam bir daha hakaret edersen seni tribüne göndereceğim” der. Özkan Sümer hakemden özür dileyip maç başlayınca Lemi çaktırmadan hakemin yanına gider

“Hocam hala yandan hakaret ediyo. Şunu atacaksan at da biz de rahat rahat top oynayalım”

Bana Futbolu Bıraktım De

Hasan Üçüncü, Özkan Sümer tarafından keşfedilmiş olup sergilediği performans ile kariyerinin hiç bir aşamasında Özkan Sümer’in gözüne girememiştir. Tesislerde idman öncesi takım toplanmıştır. Hasan Özkan Sümer’i görünce yanına gider ve “günaydın” der. Alacağı cevap Özkan Sümer klasiğidir. “Bana günaydın deme Hasan, bana futbolu bıraktım de”.

49 SEN TOPU RAKİBE AT

Ayrıca Beyin Taşıyorum

Özkan Hoca başkan olduğu dönemlerde takım yöneticileri ve şehrin ileri gelenlerini yemeğe çıkarır. Yemeğin ortasında Trabzon’un zenginlerinden birisi işaret edilerek “başkanım bak onda da senin çantanın aynısı var. başkanlığı kovalıyor olmasın?” diyince cevap gecikmez. “Birisi O’na benim ayrıca beyin taşıdığımı da söylesin.”

Aklınız Neredeydi?

Trabzonspor Barcelona deplasmanındaymış ve ilk yarıyı farklı şekilde yenik kapatmış. soyunma odasında Özkan hoca takımı fırçalamaya başlamış:

-ehh! lan ali kemal niye hücuma çıkmıyorsun da geride sürekli top çeviriyorsunuz?

+hocam biz arkadaşlarla aramızda konuşup dedi ki bu adamlar çok gol atacaklar bari top çevirelim de gol yemeyelim

-öyle mi hasan ondan mı pas yapıyorsunuz sürekli geride

öyle hocam

+he lemi öyle mi dediniz?

-evet hocam

+ehh! ula şapşallar maç 0-0 iken aklınız neredeydi!!?

55 SEN TOPU RAKİBE AT

Gemi Çağır

Temel, zilzurna sarhoş halde otelin kapısına gelir, kapıda gördüğü apoletli, sırmalı üniformalı adama seslenir:

- Heeey!, bana bir taksi çağır!
Adam hiddetle:
- Ben kapıcı değil, amiralim!
- Öyleyse bana bir gemi çağır!

zihniii1 beyy SEN TOPU RAKİBE AT

 

 

 

James Bond

Temel İngiltere’ye gitmiş, James Bond’la tanışıyor:

- Bond, James Bond.
- Mel, Te Mel

68 SEN TOPU RAKİBE AT

Pire Deneyi

Bilim adamı Temel pirelerle deney yapıyor. Pireye sıçra diyor, pire sıçrıyor. Zıpla diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve zıpla diyor, zıplıyor. Rapor 1:

Pire kanatları koparılmış olarak zıpladı. Bu defa ayaklarını koparıyor ve zıpla diyor, hareket yok. Bir daha zıpla diyor yine hareket yok. Temel yazıyor. Rapor 2:
Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.

72 SEN TOPU RAKİBE AT

manşet

VALİ

Bu Yazı Toplam 582 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Bir Mülkiye müfettişi doğuya teftişe giderken ihtiyar bir Erzurum’lu köylüye misafir olmuştu. Sohbet sırasında sordu:

- Baba, memlekette kaç vali gördün?

- On, onbeş vali hetirimdedir…

- Peki bunlardan kaçı hizmet etti, kaçından memnunsunuz?

- Allah geni geni rehmet etsin, Mustafa Paşa’dan çoh memnunduh!

- Bu Mustafa Paşa ne hizmetler etti ki onbeş valinin içinde ona rahmet okudun?

- Beg, o vali Erzürüm’e varmadan yoldayken vefat etmişdi. Gerisini sen anna

124 VALİ

Vali Karşılama

Erzuruma vali gelmiş. Vatandaşlar valinin şanına yakışır birkarşılama yapmışlar. Menüden kuzu çevirme de var. Tabi vali koca kuzuyu önünde görünce girişmiş. iki üç el aldıktan sonra doydum diyerek geri çekilmiş. Bunu gören ileri gelnlerden cemil dayı valiye iltifat için;

-ye ye vali beg zaten itlere atacayuğ.

Her Yer Aynı

Adamın biri Erzurum`dan köye giderken bir şişe rakı alır köye gider. Köyde yaşlı anası sorar ola oğul bu nedir?

-Ana bu romatizma ilacıdı, sakın elleme der.

Aradan bir zaman geçer anasının ayakları ağrımaya başlar aklına gelir oğlunun şehirden getirdiği ilaca bakar ve alır rakıyı bir yudum iki yudum derken bayağı içer.Tandır başına gider eleği alır başlar un elemeye o sırada oğlu gelir bakarki anası unu yerlere rastgele elemektedir.

-Ana neydirsen unu dışarıya elirsen önündeki tekneye elesene..

-Ola oğul anan için her taraf tekne.

Dadaşla Meleğin Pazarlığı Fıkrası:

Erzurumlunun biri büyük bir çukura düşer başlar bağırmaya

- çimse yokmu çimse yokmu beni kurtaracak çimse yokmu?

İmdada bir melek yetişir ve derki seni üç şartla oradan çıkarırım

- bir içkiyi iki kumarı üç karı kız ayağını bırakacan

Bizim erzurumlu düşünür tekrar başlar bağırmaya

- Başka çimse yokmu, başka çimse yokmu?

223 VALİ

İndin Sandım

Dadaşlardan biri ucağa binmiş nekadar istediysede cam kenarı koltuk bulamamış. Hemen yanında cam kenarında oturan yolcu tuvalete kalkmış. Bizim hemşoda aceleyle adamın yerine oturmuş. Adam döndüğünde karşısında görünce birden

- Vallah gardaş daşşağlarını yiyem ben seni indin sandım demiş…

Helbet

Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuyan “binebilir miyim” diye sorunca faytoncu:

-Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar:

-”Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!

322 VALİ

Düş De Göreyim

Erzurumlu işi bitmiş ihtiyar dede sobanın yanında ısınırken, sıcaktan olacak şeyi sertleşmiş.

Buna sevinen ihtiyar karısıyla belki son kez ilişkide bulunmak istemiş ancak karısı uzakta imiş oraya gidene kadar şeyinin yumuşasından korkan dede, sobanın tavasına yanan kömürden köz koymuş şeyinin altına getirmiş yola koyulmuş.

Yolda giderken şunu demiş; “düş düş te göreyim, hem kendini yak, hem de beni yak”

Mabushane

Erzurmlunun biri adam yaralamaktan içeri girmiş arkadası buna teslim olmadan önce öğüt vermiş.

Maphusa girince kapıyı tekmele ve 4 leşim var diye bağır senden korksunlar demiş. Bununda aklına yatmış tabi.

Bizimki sivas ceza evine düşmüş ve koğuşunu belirlemişler. Gardiyan içeri sokacağı sırada kapıya bir asılmış tekmeyle

- ulennnn yedi leişim var gan gokiremmm diye bağırmış.

Koğuşun ağasıda yarma gibi gelmiş önüne dikilmiş

- ne gokiysen ne gokiysen.

Erzurumlu korkudan ne yapcağını şaşırmışşş.

- hiç şeyy abiii gelirken lagıma düştüm bog gokirem

415 VALİ

Sağ Olana Neçi

Erzurumlunun hanımı gece hastalanmış adam karının hastalığından iyice bezmiş zaten gecenin bir yarısı düşmüşler yola hastaneye gidiyorlar.Kadın elektirik direğini göstererek kocasına herif bu neçi demiş adamda başından savmak için Erzurumun çüki demiş kadın ah ah sağ olana neçi demiş

Dedem Öldiii

memmet oturmuş hıçkırarak ağlir. buni gören ehmet yanına gelir.

-la ne oldi memmet ?

-dedem öldii.

-yapma yav yazık. nasi oldi?

-cine 5 köyi çekirmiş çıkmış anteni düzliye.

-ola ele ordami ölir?

-yok aşşağıda dükkanın tentesine vurir.

-la ele orda ölir?

-tok tenteye vurir yapışir garşi binaya.

-ola ordami ölir?

-yok ele balkondan tutunir tam gurtaracaklar ele eli gayir aşşağiiiiiiii

-ola ele aşşağıda beyni dağilir he ???????

-yok ele aşşağıda elektirik tellerine vurir minareye yapışir

-ola orda mi ölirrr???

-yok ele minareden tutunir itfaiye gelir bıranda gerir ele gendini bırandaya bırakir….

-ele bıranda yırtılir vurir yere heee??????

-yok ele bırandaya vurir oto bana fırlir.

-olaaaaa araba çarpir?????

-yok ele ordan yayli yatak yükli bi kamyon geçir ele o kamyona düşir bidaha havalanirrr

-ola oğlum ya bu herif nasi ölir??????-BAHDIK DÜŞMİR HAVADA VURDUKKKK

513 VALİ

Bayburtlular

Bir gece iki bayburtlu erzurumdaki asri mezarlıga içkili bi şekilde gelmişler ve mezarlıga girer girmez selamünaleyküm erzurumun erenleri demişler o sırada mezarlıkta kafaları ceken dadaslar – eleykümünselam bayburtun .dötverenleri diyerek karşılık vermiş bayburtlular korkmuş demişlerki kaç lan bunların ölüleride anladı bizim .dötveren oldugumuzu kac yoksa .mikecekler.

Dudak Payı

Erzurumda ustalığı ve disiplini ile tanınmış, Kavaflar çarşısı esnafından rahmetli Kunduracı Yunus Usta,

bir yorgunluk çayı içmek için dükkanının bitişiğindeki İki Kapılı kahveye gitmişti oturur oturmaz garson önüne yarım bardak çayı koyunca Yunus Usta sinirlenerek garsonu çağırdı.

- Buyur Beybaba?

- Oğlum bu nasıl çay?

- Beybaba yeni demledim.

- Oni demirem. Bah burada tiryakinin ögüne bele yarım bardah çay goydun mi ona söymüş kimi olursan, annadın mi!

- Beybaba dudak payı istemez misin?

- Ben pay isdemirem, çay isdirem çay!

68 VALİ

Bir gün cemaat Naim hocaya gelir

-Hocam namazı hızlı kıldır da Erzurumspor maçına kavuşalım der.Hoca;

-Tamam der namaza başlarlar Naim hoca namazı öyle hızlı kıldırır ki dua falan okumaz sadece yat kalk..Sağa selam verir sıra sola gelir, solda Müftüyü görür selamı öyle bir uzatır ki cemaat dayanamaz sorar.

-Hocam ne oldi niye bele uzattın.

-Ula uşah susun radara yakalandıh…

Sen benden ne istersin?

Erzurumlu bir gün sevgilisiyle buluşur.Sevgilisi dadaşa güzel bir kol saati hediye eder.Dadaş nişanlısının bu kibarlığı altındakalmak istemez ve sorar.

”Sen benden ne istersin?”

Kız cevap verir:

”Bene bi tene çiçeg al yeter”

Dadaş yüzünü ekşitir:

”Manyağmısan gız.Amburdan bi çilo elma alim beraber yiyah

73 VALİ

Spikerlik Seçmeleri

Bir gün Konya’da spikerlik seçmeleri yapılıyormuş. Ortalama yüz kişi katılmış. Yarışma başlamış yarışmadaki herkese küçük yazılar okutturmuşlar.

Konyalılar “k” harfine “g” diyorlar diye(mesela ”gonyalıyım” )herkesi elemişler sadece iki kişi kalmış aslında onlarda g diyormuş ama onların yazılarında şanslarına k harfi geçmiyormuş.

Bu ikisini bekleme odasına almışlar ve ne içersiniz diye sormuşlar.

Bir tanesi: ben gola alayım. Onu da elemişler. Öteki de hemen aklından ”demek g diyenleri eliyorlar” demiş.

Bu sırada adam sormuş. Peki siz ne alırsınız? Cevap: ben bir kazoz alayım.

Hoşgeldin Kocacığım

İstanbul’a gurbete giden Erzurum’lu, dönüşte karısına İstanbul’lu hanımların akşam eve dönen kocalarını kapıda nasıl karşıladıklarını

“Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!” gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış.

Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor. Akşam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış:

- Uyiyy kocacığım, it gibi titriyirsin…

8 VALİ

Bayburtlu Uçakta

Efendim bizim Bayburtlu arkadaşlar İstanbul’da gurbetçilik yaparlar. Günün birinde acele işleri çıkar Bayburt’ a dönmeleri gerekir. Ne yapalım ne edelim derken uçakla gitmeye karar verirler. Uçak hareket eder Aşkale üzerinden geçerken pilot anons yapar

- “Sayın yolcularımız şu anda Aşkale üzerindeyiz, biraz sonra Erzurum havaalanına ineceğiz.”

Bu anonsu duyan bayburtlu hemen yerinde kalkar ve aceleyle pilota doğru seslenir.

“- Vola ağa hele eyle biz burada ineceyük.”

9 VALİ

SIRITMA

Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti.
Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu:
- “Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü”
dediler.
İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:
- “Bu neden sırıtıyor?”
- “Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü”
diye açıkladılar.
Üçüncü ceset Temel’in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.
- “Bu neden öldü?”
diye sordu savcı.
- “Efendim, buna yıldırım çarptı”
dediler.
- “Peki neden sırıtıyor?”
- “Fotoğrafını çekiyorlar sanmış.

zihniii1 beyy VALİ

 

 

 

Eğitim uçağı

Dört kişilik bir eğitim uçağı Karadeniz’de mezarlığa düşmüş. Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuyorlarmış.

Evlilik

Temel ve Fadime uzun yıllar nikâhsız yaşamaktadır. Birgün Fadime “Temel bu iş böyle olmuyor, evlenelim artik” demiş. Temel gayet sakin “Bizi bu yastan sonra kim alır Fadimem” demiş.

Songül Güney’den İnciler

songül VALİ

 

 

 

* Sabah erkenden uyan. Boynun, omzun tutulsun. Kahvaltını kendin hazırla, işe git sonrada senden güler yüz beklesinler. Hadi ordaaan.

* Bu yıl da 2014 yaz sezonunu altında adım yazılı 8 gelin ayakkabısı 2 kapılmış gelin çiçeği ve hayatımda hiçbi değişiklik olmadan kapatıyorum.

* Büyüyünce ne olcan, kaça gidiyon, üniversiteye girdin mi, okul bitti mi, iş buldun mu, evlilik var mı? Elaleme düzgün cevap vermek için yaşıyoruz

* Yemeyip içmeyip mutsuz bir zayıf olacağıma yiyip içip mutlu bir balık etli olmayı tercih ediyorum.

karikatürmanşetten

OLAN YİNE MÜSLÜMANA OLUR

Bu Yazı Toplam 124 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

İÇERDEN7 OLAN YİNE MÜSLÜMANA OLUR

manşet

OKULLAR AÇILIYOR DURUM VAHİM

Bu Yazı Toplam 134 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

içerden10 OKULLAR AÇILIYOR DURUM VAHİM

manşet

CHP ÇOK DEĞİŞİR

Bu Yazı Toplam 228 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

içerden9 CHP ÇOK DEĞİŞİR

MANŞET

RAKI MASASINDA KONUŞAN ADAM

Bu Yazı Toplam 224 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

içerden7 RAKI MASASINDA KONUŞAN ADAM

ebru

DÖNÜŞÜM AYIRSA DA BAĞLAR KOPMADI

Bu Yazı Toplam 804 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Trabzon Ortahisar ilçesine bağlı Zağnos Vadisindeki Dere Mahallesi sakinleri, kentsel dönüşümün ardından evlerinden ayrılsalar dahi aralarındaki bağ kopmadı.

İkincisi düzenlenen etkinlikte Dereliler bir araya gelerek hasret giderirken programı sunan Gazeteci Hakkı Emiroğlu’nun mahalleye dair hatıraları duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. MHP Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hüseyin Örs de programa katılırken yaptığı konuşmada eski günleri özlemle yad etti ve Muhtar Mahmut’un oğlu olarak burada bulunduğunu ifade etti.

Yavruoğlu’nun Yazısı Okundu

içerden DÖNÜŞÜM AYIRSA DA BAĞLAR KOPMADIProgramda birçok dere mahallesi sakinine söz hakkı tanınırken her konuşmada ayır bir hatıra ayrı bir vefa saklı olduğu dikkatlerden kaçmadı. Rahmetli Cafer Aydın’ın oğlu Hikmet Nuri Aydın’da konuşma yapanlar arasındaydı. Konuşmaların ardından pastalar börekler yenildi ve sonrasında kolbastı oynandı. Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Harun Yavruoğlu’nun da Dere Mahallesi sakinlerine dair yazdığı yazı Ebru Akyüz tarafından seslendirildi ve ayakta alkışlandı. Dere Mahallesi sakinleri son olarak ise önümüzdeki yıl tekrardan buluşmak üzere hatıra fotoğrafı çektirdi.

farozzz

SELAM VERMEM

Bu Yazı Toplam 876 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Eski Adalet bakanı Saadet partili İsmail Müftüoğlu kendilerinden ayrılan ak partilileri kastederek anlatıyor:

Bektaşi halkla hiç ilgilenmez hatta kimseye selam vermez,devamlı içermiş.Yine ayyaş ayyaş dolaşırken bir bilgeyle karşılaşır.Bilge ona uzunca nasihat eder,insanlara selam vermenin nekadar önemli olduğunu anlatır.

O günden sonra Bektaşi keçi görür selam verir,ağacı görür ona selam verir,havada uçan kargaya selam verirmiş.Yoldan geçmekte olan değirmenciyi görür onada selam verir ve beni değirmenine götür un nasıl olur merak ediyorum der.Değirmenci kabul eder ve değirmene giderler.Bektaşi değirmenin kapısına selam verir ve incelemeye başlar ve incelediği değirmenin her parçasına selam verir.Dönmekte olan değirmen taşı dikkatini çeker ve selam vererek incelemeye başlar; bu arada ceketi, dönen taşların arasına sıkışır.Çeketini çeker lakin gücü yetmez ve yere düşer canını zor kurtaran bektaşi:

-Bundan sonra dönenlere selam verenin taa… der.

25 SELAM VERMEM

Dünya Türklerin Olacak 

Dünyanın gelişmiş ülkeleri bir araya gelmişler. Bir gün, en son teknolojilerle üretilmiş bir bilgisayara bütün ülkelerle ilgili verileri yüklemişler ve sormuşlar: “Dünyanın sahibi kim olacak?”

Bilgisayar uzun süre bilgileri değerlendirmiş ve büyük an gelmiş. Nefesler tutulmuş. Bilgisayar, sonucu yazıcıya göndermiş. Hakem heyeti sonucu ilan etmiş. “Türkiye”

Herkes şaşırmış. Mutlaka bir yanlışlık olmuştur düşüncesiyle aynı soruyu bir kez daha sormuşlar Bilgisayar uzun süre çalıştıktan sonucu yazıcıya göndermiş. “Türkiye”

Tüm dünya şoka girmiş. Birisinin aklına, niye? diye sormak gelmiş. Herkes bu fikri beğenmiş ve bilgisayara sormuşlar. “Niye?”

Bilgisayar sonucu yazıcıya hiç düşünmeden göndermiş. “Herkes bir gün uzaya çıkacak ve dünya Türklere kalacak”

Nüfusumuz 

Amerika’dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne

çıkan

Kemal Derviş;

- Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.

Arkasından da sormuş:

- Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?

Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş

- 26 milyon dolar…

- Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki…

- Ben, 70 milyona bölmedim ki…

- Kaça böldün?

- 550′ye!..

15 SELAM VERMEM

Bira

Dünyanın en ünlü bira fabrikalarının patronları toplantının yapıldığı otelin barına ugramis… Corona nın patronu gelmiş, barmene seslenmiş :

- Çek bir Corona!..

Bir süre sonra Budweiser in patronu bara yanaşmış :

- Ver bir Bud!..

Miller in patronu bara oturmuş :

- Miller!..

Ardından Efes Pilsen in patronu bara gelmiş :

- Bir CocaCola lütfen…

Diğer patronlar kendisine hayret dolu gözlerle baktığında su cevap gelmiş :

- Madem hiçbiriniz bira içmiyorsunuz,katılayım dedim…

Başbakan Ecevit 

Ecevit basbakanliktan ayrildiktan sonra Rahsaniyla artik yuvasinda mütevazi bir hayat sürüyor…. birgün telefonu çaliyor, ortada artik sekreteri vs olmadigi için tabi kendi telefonuna kendi bakmak zorunda…….telefonu açinca bir adam sesi:

- Iyi günler, TC Basbakaniyla görüsebilir miyim?

Ecevit gülüyor:

- Bayim ben artik TC Basbakani diilim…..

Bunun üzerine telefon kapaniyor… derken 5 dakika sonra tekrar telefon……Ecevit açiyor, yine ayni adam..

- Iyi günler, TC Basbakani lütfen?

Ecevit sasiriyor…..

- Az önce arayan siz diil miydiniz? Bakin ben artik TC Basbakani diilim…..

Telefon yine kapaniyor……. Ecevit tam yerine oturucakken tekrar telefon çaliyor…

- Iyi günler, TC Basbakani orada mi?

Ecevit artik çok kiziyor:

- SEN LAFTAN ANLAMAZ MISIN????? KAÇ KERE SÖYLEMEM GEREKIYOR, BEN ARTIK TC.BASBAKANI DIILIM…!!

Bunun üzerine karsi taraf gülüyor:

- BILIYORUM………..BILIYORUM

AMA TEKRAR TEKRAR DUYMAK ÇOK HOSUMA GIDIYOR…!!!

35 SELAM VERMEM

Ticari Zeka 

Değerli büyügümüz Yildirim Akbulut Fransa ziyareti esnasinda meşhur Louvre muzesini gezecekmis; fakat gezi günu geldiginde resimden hiç anlamadiginin farkina varip, ne yapmasi gerektiğini sormuş rehberine, rehber “Hic merak etmeyin sayin Akbulut, bu müzedeki tablolarin tamamina yakini REMBRAND’dir, geçin bir tablonun karşisina ve oooo! Rembrand demeniz yeterli olur. Bunu duyun Sn.Akbulut neşe icinde muzeyi gezmeye başlamiş ve bir tablonun karşisina gecip “oooo! Rembrand” demis ve alkiş tufani kopmuş tüm fransizlara hayran olmus bizim degerli bÜyÜĞÜmÜze, rehber hafifce egilip Sn.Akbulutun kulagina “bravo mosyo Akbulut this is Rembrand”demis. Bir kacdefa ayni olay tekrarlanmis yine ayni alkiŞ tufani yine rehberin bravosu, derken baska bir kÖŞede Sn.Akbuluttan’tan “oooo! Rembrand”duyulmus, ne varki Çevredeki Fransizlar gizlice gÜlÜyorlar, hafiften dalga gecer gibiler ki Sn.Akbulut bilemedigini dÜŞÜnÜrken rehberimiz hafifce Akbulutun kulaĞina egilip ” hhhmmm mosyo Akbulut this is ayna, ayna”

Bağdat mı? 

Clinton bir gün Bağdat’a gider, Saddam’ın karşısına oturur. Bir bakar ki Saddamın koltuğunda 2 tane düğme var ve bunlar ne diye sorar;

Saddam:

- Bak göstereyim birincisine basmış alttan bir el cıkmış clintonu gıdıklamaya başlamış saddam güler ikinci düğmeye başmış bir el çıkıp clintona vurmaya başlamış saddam kahkahalara boğulmus. Peki demiş clinton haftayada bizim oraya amerikaya bekleriz. Bu kez Saddam amerikaya gider. Clintonun masasında 2 dügme, Saddam sormuş bunlar ne işe yarar;

Clinton: Kak göstereyim der düğmenin birine basar clinton başlar gülmeye Saddam şaşkın ne oldu diye, Clinton ikinci düğmeyede başar Clinton gülmekten ölecek durumdadır. Biraz sonra saddam müsade ister

- Ben artık bağdat’a geri döneyim.

Clinton:

- Bağdat? Na Bağdat’ı?

63 SELAM VERMEM

Yüzme Bilmiyor 

-Ülkenin birinde bakan,kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu.

-Nihayet;Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve

-İlan etti; Pazar günü saat 10′da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecek.

-Pazar sabahı saat 10′da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.  Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su başlık okundu

-Bakan yüzme bilmiyor!

zihniii1 beyy SELAM VERMEM

 

 

 

Güzellik Geçicidir

Temel’e sormuşlar:
- Güzel mi olmak istersin yoksa aptal mı?
Temel
- Aptal olmak isterim
demiş.
- Neden
demişler,
Temel
- Güzellik geçicidir.

71 SELAM VERMEM

Kompliman

Temel bir salonda yalnız kaldığı çirkin bir kadına:
-Ne katar cüzelsinuz.
Kadın
-Ben sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Temel
-Sizde benim cibi yapun yalan söyleyun.

Karadenizlilerin Maçı

İki Karadeniz takımı: Ordu sporla Sinop maç yapıyorlarmış.

O esnada stadın yanından bir tren geçiyormuş.

Sinoplular trenin düdüğünü hakemin biti düdüğü zannetmişler. Ve sahayı terk etmişler.

Kalan 85 dakikada Ordu spor da gol atamayınca maç 0-0 berabere bitmiş…

songül SELAM VERMEM

 

 

 

* Mutsuzluktan geberip kalacağım bi yerde. Hadi onu geçtim hiçbir şey yapasım da gelmiyor. Bir şey yapsam ondan da keyif almıyorum.

* Sürprizlerle dolu olmayan bir yazı daha geride bırakırken böyle geçmesine neden olan herkese çok teessüf ederim. Yazıklar olsun.

* Yazın son gününe girmiş bulunmaktayız ona göre davranın.Son güne ne sıkıştırırsan artık.

* Bazılarıyla arkadaşlığım “Tamam hafta içi kesin haberleş elim”den öteye geçmiyor zaten geçmesin de.İyiki varsın tamam haberleşelim cümlesi.

* Günlerin arasına karbon kâğıdı koyulmuşçasına aynı geçmesi dışında bi sıkıntım yok çok şükür.

55 SELAM VERMEM

manşet-faroz

TRABZON MAÇI

Bu Yazı Toplam 1,106 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu.

-İçeri almadan önce sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım?

Adamcağız uzun uzun düsünür, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz. Melek tekrar sorar.

-Peki, bari söyle, hiç cesaret gerektiren bir şey yaptın mı, hayatında?

Adam hemen atılır gururla.

-Yaptım, tabii!

-Anlat bakalim, neymiş bu cesur iş?

Adam anlatmaya baslar.

-Ben futbol hakemiydim. Trabzon’da bir Trabzonspor-Fenerbahçe maçını yönetiyordum. Maçin son dakikasinda Trabzon aleyhine penalti çaldim.

-Vay canına, gerçekten cesurmussun sen, hadi geç bakalim!

Cennetin kapıları açılır. Bizim hakem tam geçecekken, melek merak eder:

-Ne zaman olmustu bu maç?

-Asagi yukarı üç dakika oluyor biteli…

10 TRABZON MAÇI

Temel’in Şiiri

Temel bir kıza aşık olmuş.

Aşkından şiir yazmış;

-Sabahları yemek  yiyemiyrum .

Çünkü seni düşüniyrum

-Öğlenleri yemek yiyemiyrum.

Çünkü seni düşüniyrum.

-Akşamları yemek yiyemiyrum.

Çünkü seni düşüniyrum.

-Geceleri yemek uyuyamiyrum.

-Çünkü açım.

Ajan Temel

CIA Rusya’daki çok gizli bir görev için seçmece adaylarını bir imtihana tabi tutar. Başarılı olan adayları son bir sınav olarak sır tutma sınavına alır. Her birine bir sır verirler ve bunu söyleyip söylemeyecekleri konusunda işkenceye başlarlar. Ajanların çoğu çözülür fakat Temel ne yaparlarsa yapsın sırrı vermemektedir. En ağır işkenceleri geçtikten sonra tamam derler Temel bu işe uygun. Yalnız uykusunda konuşup konuşmadığını öğrenmek için birde odasına kamera koyalım onu izleyelim.Ve Temel’in odasına gizlice kamera koyarlar. Temel odya döner dönmez kafasını duvarlara vurmaya başlar ve bir taraftan da söylenir;

-Hatırla oni..hatırla oni.  Boşuboşuna işkence görüyorsun hatırla oni …

123 TRABZON MAÇI

Şaka

Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş. Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:

- bana senmi vurdun? demiş adama. Adam:

- ben vurdum lan ne olacak demiş. Hoca:

- sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş Adam:

- ciddi vurdum napacan?! Hoca:

- Aman aman, öyle olsun… Cunku şakadan hiç hoşlanmam da .

Eşek

Yahudi’nin biri pazara topal esegini satmak için götürür fakat aliciyi kandirsin diye esegin tirnaginda bir çivi çakar. Esege bir Kayserili müsteri çikar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, “içinden çiviyi çikaririm eşek düzelir,” diye düsünür. Parayi verir eşeği alır. Yahudi ertesi gün sagda solda övünür: “Siz Kayserililer açik gözüz diye övünürsünüz, esek anadan dogma sakatti o çiviyi ben çaktim aliciyi aldattim!” Duyanlar esegi alan Kayserili’ye kosup anlatirlar. Kayserili eline dizine vurur: “Tuh yahu, verdigim para sahte olmasaydi bayagi kaziklanmistim!”

223 TRABZON MAÇI

Kral Vezir

Günün birinde Vezir’i Kral’a ben daha büyüğüm demiş .Kral haklı olarak kaldıramamış bu lafı ve sormuş:

-Nasıl büyüksün?

Vezir de:

- Vergileri ben topluyorum halka ben bakıyorum vs…diye cevap vermiş. Kralda halkına sormaya başlamış. Önce bir çobana sormuş:

- Fare mi büyüktür, deve mi?

Çoban cevap vermiş;- Tabii ki deve büyüktür. Kral bir kez daha sormuş :- Köpek mi daha büyüktür, fil mi? Çoban:- Fil Kral:- Son bir soru daha demiş.- Kral mı daha büyüktür, Vezir mi?Çoban cevap vermiş :- Vallahi o hayvanları tanımıyorum!!!

Beni Davet Et

Adam cimri mi cimri arkadaşına dedi ki:

- Bunca yıldır dostluğumuz var, bir kerecik olsun davet etmedin beni.

- Davet etmedim, çünkü nasıl iştahlı olduğunu bilirim senin. Daha lokmanın birini götürmeden öbürünü alıyorsun eline!

- Sen davet et beni. Söz veriyorum, her lokmadan sonra iki rekat namaz kılacağım!

324 TRABZON MAÇI

Gelin Kaynana

Yeni evlenen gelinle, kaynanası karşı karşıya oturmuşlar. Birbirlerini tanımak için anlatmaya başlamışlar.

Kaynana: Kızım sen daha yenisin, birbirimizin huyunu suyunu oturup konuşalım. Böylece birbirimizi daha iyi tanırız.

Gelin : Tabi ki anneciğim, konuşalım demiş.

Kaynana başlamış anlatmaya : Bak kızım, benim üç halim vardır, dikkat et. Saçıma gül takmışsam Neşeli günümdeyim demektir, her yola gelirim. Kulağımın arkasına gül takmışsam tam havamda değilim demektir. Çok ısrarcı olma. Eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma, çok sinirliyim demektir.

Kaynanın lafı bitince gelin başlamış konuşmaya: Gelin : Anne benim halim falan yoktur. Bacak bacak üstüne atarım, sigaramı yakarım. Sen gülü nereye takarsan tak, ben keyfime bakarım icon smile TRABZON MAÇI

Birinci Kat

Temel, New York’taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış… 52, 51, 50, 49, 48…

Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2… Ve 1′inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:

- Sağa çok şükür Tanrum, haburaya kadar sağ sağlim celduk… Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz.

ZİHNİ TRABZON MAÇI

 

 

Karabaş

 

Dursun Karabaş’la çarşıya gidiyormuş. Temel’e rastlamış.

Temel:

-Ha Uşağum pu eşşekle nereye cidiyorsun?

Dursun:

-Pueşşek teğil çi köpek.

-Ula pen senle konuşmayrum Karabaş’la konuşayrum.

518 TRABZON MAÇI

Kılçık

Temel bir gün trene binmiş. Hamsilerini çıkarır kılçıklarını bir yana etlerini bir yana ayırır. Etlerini poşete sarıp camdan atar. Kılçıklarını ekmeğin arasına koyup yemeğe başlar.

Karşısındaki adam şaşırır ve “niye etlerini attın kılçıklarını yiyorsun” der.

Temel’de Karadenizliler kılçıklarını yedikleri için akıllıdır der.

Adam imrenir bir tane kılçıklı ekmek ister.

Temel olur ama tanesine “500 bin” isterim der.

Adam “tamam” der ve 5 tane yer. Tabii çok hoşuna gider.

Sonra ‘yahu beğendim yedim ama sana 2,5 milyon verdim, hamsinin kilosu zaten o kadar’ der.

Temel’in cevabı “bak gördün mü? akıllanmaya başladın” olur.

songül TRABZON MAÇI

 

 

* Günaydın Sabah Erkenden Uyanıp İş Telaşına Düşen Emektar İnsan En Çok Sana Günaydın. Sen Uyu Baba Parası Yiyen İnsan, Püh Kalıbına Tüküreyim

* Yeni Türkiye, Yeni cumhurbaşkanı, Yeni kabine, Arkadaşlarımın çoğu eski Türkiye’de kaldı. Çok canım sıkılıyor

* Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Kına, Düğün

* Bütün Kızlar Aynı Hızla Evleniyordu “Oha Bu Bile Evlendi” Deme İşini Bana Verdiler.

* En İyisi Bulucan Bi Zengin Koca, O Holdingiyle İlgilenecek Sen Evinde Uykunla.

610 TRABZON MAÇI

Mustafa Yıldız 28 Ağustos  

1 Eylül 2014 Pazartesi günü İBB “Barış ve Çocuk” konulu uluslararası karikatür yarışmasının sergi ve ödül töreni var. Saat 19.00’da, Ahmet Priştina Kent Arşivi ve Müzesinde (APİKAM) kokteyl yapılacak. Yarışmada 1. ve 2. olan Bulgar ve İranlı çizerler de ödül törenine katılacaklardır. Ayrıca tüm İzmirli çizerler için yeni sezon için bir buluşma, görüşme fırsatı olacaktır. Bekleriz…

91 TRABZON MAÇI

MEKTUP

DESTEK SİZDEN YATIRIM SANCAK AİLESİNDEN

Bu Yazı Toplam 298 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Taka Gazetesi’nin 13. Kuruluş yılı etkinlikleri çerçevesinde Forum Trabzon’da Ahmet Sancak’ın imza töreni Harun Yavruoğlu’nun da karikatür sergisi düzenlendi.

Etkinliklerle bölge sanata doydu. Bu etkinlik kapsamında öncelikle Forum Trabzon’a teşekkür ediyoruz. Bunun yanı sıra etkinliklere büyük ilgi gösteren Trabzonlu vatandaşlara, gurbetçilere ve bölge insanına etkinliğimize gösterdikleri yoğun ilgiden ve sanata karşı duyarlılıklarından dolayı da ayrıca teşekkür ediyoruz.

Değerli okurlar, Karadeniz Haber’in ismini Taka yaparken amaç Karadeniz’in kimliğini ön plana çıkarmaktı. Trabzon kültürün ve sanatın beşiğidir. ‘Metre kareye en fazla sanatçı düşen kenttir Trabzon’ sözünü boşuna dememişler. Biz de Taka Gazetesi olarak gerçekleştirdiğimiz sanatsal etkinliklerle bunu belgeledik.

Taka Gazetesi olarak 13. yaşındayız. Ama önümüzdeki süreçte hedeflerimiz var. Bunlardan bir tanesi, sosyal medya ve internet sitesi olarak büyümek. Taka Gazetesi’nin günde 150 bin kez tıklanan internet sitesi var. Bu siteyi geliştirip zenginleştirerek okuyucularımızın daha çok zaman geçireceği bir hale getirmeye çalışıyoruz.

Sevgili okurlar, Trabzon’un tümünü kucaklayacak ve Trabzon’u dünyaya taşıyacak etkili bir uydu kanalımız yok. Bunun sıkıntısı yaşanıyor. Taka Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sayın Ahmet Sancak bu sorunu da çözmek istiyor. Sancak, İstanbul merkezli bir televizyon kanalı kurmayı planlıyor. İzmir ve Trabzon ofisleri olan bir uydu televizyonu planlıyor. Sancak Taka Gazetesi’ndeki yönetici arkadaşlarıyla da bunu paylaştı. Ayrıca televizyon konusunda deneyimli isimlerle de görüştü.

Ama öyle puslu bir televizyon görüntüsü istemiyor bunun için HD kalitesinde bir yayınla izleyicisinin önüne çıkmak istiyor. Bunun için Ahmet Sancak, 13. yıl kutlamasındaki konuşmasında söylediği gibi bu konuda Trabzonlulardan destek bekliyor. Taka gazetesi 13 yılda çok önemli yerlere geldi. Siyasi, asayiş, spor, güncel, sanat ve kültür haberleriyle birlikte 1 numara oldu. Gazetemizin 75 kuruş olduktan sonra okurların gazetesine sahip çıkılması da bunun göstergesidir.

Değerli okurlar, Trabzonspor UEFA kupasına muhteşem bir giriş yaptı. Rostov karşısında Trabzonspor hazırlık maçlarında sergilediği performanstan farklı gelecek adına umut veren, takım olma yolunda büyük bir mesafeyi aştığını gördük. Rövanş maçında büyük bir mucize olmazsa guruplara çıkacağız. Başkan Hacıosmanoğlu ve ekibi takıma yeni yıldızlar katmak için görüşmelere devam ediyor. Bu yıldızlarla hafta içi anlaşma sağlanacağı bekleniyor. Bordo-mavili taraftarlar sürprizlere hazır olsunlar. Şehrimiz bu yeni oluşan takıma tam destek verirse bu sezon şampiyonluğun en büyük adayı oluruz.

manşet

KIZARTMA

Bu Yazı Toplam 518 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

ZİHNİ KIZARTMATemel karakolda başkomiserdir.

Bir gün Fadime gelir:

Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım. Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi. Ben ne yapacağım?

Komiser Temel kadına hiç bakmadan:

En eyisi siz o tavuğu kizartma yapın.

Yanlış Karı

Bir gün Temel ile Dursun yolda karşılaşmışlar,

Temel ile Dursun hal hatır sorarken, Dursun bir şey fark eder, Temel`e sorar:

Temel niye yüziğü yanlış parmağuna taktin.

Temelin cevabı şu olur:

E ne olacak çünkü yanluş karuyla evlendim de ondan.

666661 KIZARTMA

Mesut

Temel’e sormuşlar

“Dünyanın en mesut insanı kimdür?”

Temel:

“Adem babamuzdur. Onun kaynanasu yoktur da!”

Hava Muhalefeti

Kocaelispor-Galatasaray maçında yaşanan komik bir olay; deli gibi sis var, göz gözü görmüyor.5-10 dakika sonra hakem maçı tatil etti. Soyunma odasına gittik. Üstümüzü değiştirdik. Stattan çıkacağız kaleci Hayrettin (Eski milli kaleci ve Galatasaray’ın file bekçisi) ortalarda yok. Sahaya geri döndüm bi de ne göreyim. Hayrettin direkler arasında volta atarak kendi kendine söyleniyor “Ulan bizimkiler ne bastırdı haa yarım saattir top gelmiyor bizim kaleye”

faroz karikatür KIZARTMA

Kör Hakem

Maçın tam ortalarında oyunculardan biri hakemin yanına yaklaşır:

Köpeğinizin ismi nedir?

Benim köpeğim yok ki.

Çok garip, hem körsünüz, hem de köpeğiniz yok!..

Tüşüneyrum

Bir gün Temel Dursun’un yanına gelerek, internetten bir bayan tanıdığını, çok güzel, zengin ve kendisini görür görmez aşık olduğunu defalarca anlatmasına rağmen Dursun’dan ilgi görmeyince:

Ula Dursun neden pir şey demeysun?- diye sorar.

Tüşüneyrum da.

Ne tüşüneysun?

Haçan sana aşuk olacak kadunun kaç gram aklinun olduğuni tüşüneyrum.

karikatür çayocağı ekmel bey KIZARTMA

Kasket

Temel başındaki kasketi gösterip,

Bu kasket penu on yas gençlestirdu, demiş.

Kaç yaşindasun, diye sormuş Cemal.

Temel,

Kasketli mu, kasketsiz mu, diye yanıtlamış

Hanimindan Korkmayan

Hoca cemaate seslenir:

Hanımından korkan ayağa kalksın!

Herkes kalkar Temel yerinde oturur, hoca sorar:

Sen hanımından korkmuyor musun? diye.

Temel de sesi titreyerek der ki:

Hanımın ismini duyunca dizlerimin bağı çözüldü, kalkamıyorum icon smile KIZARTMA

karikatür uzungöl KIZARTMA

Şişlik

Temel birgün tarlada çalışırken arı kolunu sokmuş. Temel birden başlamış bağırmaya:

Uyy yandum uşaklar yanduum.

Hemen koşmuş Fadime Temel’in yanına. Bakmış kolu şişmiş kocaman duruyor. Doktora gitmişler. Doktor “Hemen indiririz beyefendi telaşlanacak birşey yok.” der. Temel’de bakmış kolu şişkin olunca kaslı görünüyor, doktorun kulağına fısıldamış:

Doktor bey ağrisuni al da şişluk bağa kalsun da.

Herkes Yatiyor

Temel mezarlıkta işe başlar ancak ikinci gün işi bırakır.

Arkadaşları:

Temel işi niye bıraktun?

Temel:

Orda herkes yatayi bi ben çalişayrum.

SUZAN KIZARTMA

Niye Soraysun

Adamın biri Temel’e sormuş :

Siz Karadenizliler olarak, niye her soruya soruyla karşılık veriyorsunuz?

Temel cevap vermiş:

Niye soraysun?

Tetris Oynayruz

Temel, bir binanın önünde durmuş, arkadasları da çatıya çıkmış. Temel aşağıdan arkadaşlarına,

Ula sen iki kolunu yana aç aşağı öyle atla demiş. Birincisi atlamış gümm.

Ikinciye: Sen sadece sağ kolunu yana aç, öyle atla, demiş. İkinci de atlamış gümmm.

Üçüncüye: Sen iki kolunu yanına yapıştır öyle atla, demis. O da gümmm. Yoldan geçen bir adamın dikkatini çekmiş sormuş:

Kardeşim siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına demiş. Temel cevap vermiş:

Görmiyi misun Tetris oynayruz.

TAKA1 KIZARTMA

Pire Deneyi

Bilim adamı Temel pirelerle deney yapıyor. Pireye sıçra diyor, pire sıçrıyor. Zıpla diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve zıpla diyor, zıplıyor. Rapor 1:

Pire kanatları koparılmış olarak zıpladı. Bu defa ayaklarını koparıyor ve zıpla diyor, hareket yok. Bir daha zıpla diyor yine hareket yok. Temel yazıyor. Rapor 2:

Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.

SONGLL KIZARTMA

 

 

 

*  Gol attıktan sonra dizlerinin üstünde köşe bayrağına kadar kayan futbolcu gibi sabah allahım bugün cuma diye halıda kayarak uyandım.

* Şu an hangi mevsimdeyiz hiç bilmiyorum. Yaz da olabilir, kış da, ilkbahar da, sonbahar da. Havanın kafası çok karışık.

* Sirf insanlarin gozu kalmasin diye mutlulugu bile kimseyle paylasamayan ziyan bir nesil olduk , acilin tukurucem!

* Hayat cok kısa kıymetini bilin diyolar o zaman benim de kıymetimi bilsinler sonuçta ben de çok kısayım

* Yılın 365 gün 5 saati uyumak istiyorum. 1 saat kalsın iyice sersemlemeyelim.

volkan abi KIZARTMA

ANADOLU

Anadolum bilmez hile
Tencere koy kazan çıkar
Oltayı sallasan göle
Her atışta sazan çıkar

Kızların goncadır gülü
Değmemiştir erkek eli
Kalındır bükülmez beli
Soy kütüğü nazan çıkar

Şöyle dolaşsan Ege’yi
Cenke çağırsan efeyi
Kama delmeden küfeyi
Köşelerden kızan çıkar

Akdeniz’i marmara’sı
Doğu’nun gelmez sırası
Biraz bozuktur arası
Sırasından sızan çıkar

İç anadolu gülistan
Mani mani,destan destan
Yolu geçenler Sivas’tan
Serkeş gelir, ozan çıkar

Korkma, karadeniz tekin
Biraz hırçıncadır lakin
Hançeresi dosta sakin
Düşmana borazan çıkar

Tahir tuttu bir ucundan
Tel bile değil saçından
Şöyle bakıp yamacından
Dağı taşı yazan çıkar…Tahir Bulut

TAHİR BULUT KIZARTMA

TAKA

‘ÇOK SESLİ VE KARARLIYIZ’

Bu Yazı Toplam 248 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

TAKA Gazetesi’nin 13 yaş günü Sancak Plaza’da yaş günü pastasının kesilmesi, Forum alışveriş merkezinde gerçekleşen Ahmet Sancak’ın imza günü ve Harun Yavruoğlu’nun karikatür sergisi ile görkemli bir şekilde yapıldı.

13. yaş günü törenlerine siyasi partilerin Başkan ve Yöneticileri, Belediye Başkanları, Sivil toplum örgütü üyeleri ile gazeteciler katıldı.

Sancak Plaza’daki törende konuşan TAKA Gazetesi’nin kurucusu ve imtiyaz sahibi Ahmet Sancak, ‘Taka’yı bundan 13 yıl önce 24 arkadaşımızla birlikte kurduk. Bu arkadaşlarımızda birçoğu hala bizimle beraber. İlkeli bir şekilde yola çıkmıştık zira hiç kimsenin adamı olmadan bu şehrin gerçeklerini kamu oyuyla paylaşmak istedik. Taka kurulmadan önce bulunan 2 büyük gazete biri sağ görüşlü yayınlar yaparken diğeri muhafazakar yayınlar yapıyordu ama Taka gibi liberal bir yayın politikası uygulayan bir gazete yoktu. Dolayısı ile biz bu açığı Taka ile birlikte doldurduk. Taka’da her kesimden kalem var. Sağ görüşlü olan var, sol görüşlü olan var, muhafazakar olan var, hepsi bir sentez oluşturuyor. Gazetede sanırım Taka’nın başarısı buradan geliyor. Çünkü gazetemizde okuyucu her şeyi buluyor. Bizim kalemlerimizde hiçbir zaman hakaret olmamıştır. Eleştiri vardır elbette ancak hakaret olmamıştır. Zira o gazetecilik değildir. Zaten insan eleştirebilir ancak kişisel haklara dokunmadan kişisel haklara saygılı olmalıdır. Bence Taka bunu çok iyi başardı. Her kesime yaklaşımımız eşit oldu. Zaman zaman iktidar partisini destekliyorsunuz eleştirilere mazur kaldık. Zira bu yanlış iktidar partisi iktidarda olduğu için daha fazla gündemde zira söz verdikleri yatırımlar yapılıyor mu zira kamuoyuyla güzel işleri de paylaşmak lazım. Benim yazmıyorum kendi köşe yazılarımda zaman zaman iktidarı eleştirdim ama bu demek değildir ki ben iktidarın her şeyine karşıyım. Elbette iktidarın güzel yaptığı şeylerde var. Geçmişte il başkanlığı yapmış il başkanımızda burada biz hiçbir zaman AKP tarafından zor durumda kalmadım. Çünkü sadece eleştirdim hiçbir zaman hakaret etmedim. Oysa günümüzde özgür gazeteciliğin bağımsız gazeteciliğin ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çizmek lazım. Eğer gazeteciler bağımsız olmazsa toplum hiçbir zaman gerçekleri öğrenemeyecektir. Buda demokrasi açısından çok büyük bir kayıp. Trabzon’un 4500 yıllık tarihinde basın her zaman bağımsız olmuştur. O yüzden siyasilerimizden den basına daha saygılı olmalarını istiyorum. Her kendileri övüldüğünde sevindiği gibi eleştirildiğinde de tepki vermemeleri lazım. Zira yapmış oldukları yanlışlar ancak bu eleştirilerle öğrenebilecekler. Bizim yapılan doğruları paylaştığımız gibi yanlışları da paylaşmamız particilik değildir. 13 yıldır bizi var eden burada çalışan ekibe çok teşekkür ediyorum. Bu iş bir ekip işidir. Taka Gazetesi bölgenin en fazla kitleye ulaşan gazetesi. Trabzon baskısının yanı sıra İstanbul baskısıyla tüm Marmara bölgesi ulaşıyor. Taka’nın misyonu büyük bu misyonda ileri gidebilmek için yayın ilkelerimizden hiçbir taviz vermeyeceğiz. Bu şimdiye kadar böyleydi bundan sonrada böyle olacaktır. Konuşmamı bitirmeden önce 13 yıllık bu serüvende ilk kez yorulduğumu hissettim. Ben bu şehrin evladıyım. Bu şehirde doğdum 15 yaşıma kadar da bu şehirde yaşadım bu şehirde her zaman mutlu oldum ama bu şehirde de çok yoruldum. Zaman zaman duygusal anlar yaşadım. Bu binanın ve gazetenin yapılması tamamen duygusal yatırımlardır. Hiç bir zaman maddi bir menfaat düşünmeden yapılmış yatırımlardır. İstedim ki memleketime bir katkım, bir sosyal faaliyetim olsun ama bu 13 yıllık faaliyetimde memleketimin insanları beni zaman zaman yordu. Zira herkese yakın durmaya eşit durmaya çalıştık ama bazen yanlış anlaşıldık tabi zaman zaman bizden kaynaklanan yanlış anlaşılmalarda oldu ama gerçekten yorulduğumu hissettim önümüzdeki yıl bu pastayı bu şekilde kesebilecek miyim bilemiyorum onun garantisini veremiyorum gerçekten çok yorulduğumu belirtmek istiyorum. Çok güzel işler yaptık bu mutlu günümüzde bizi yalnız bırakmaya belediye başkanlarımız arkadaşlarımız herkese teşekkür ediyorum. Basın varsa demokrasi var basın yoksa demokrasi yok, demokrasi herkese lazım olacaktır. Onun için demokrasinin işlemesinden basına büyük görev düşüyor. Bu şehirde her zaman kültür sanat olmuştur kültür sanatsız şehir yaşayan bir şehir değildir. Bunun için Taka gazetesi kültür sanata çok önem vermiştir. Bu konuda Taka gazetesi yazı işleri müdürü Harun Yavruoğlu gerekli inceliği düşünüyor. Her zamanda kültür sanatın yanında oluyor. Bu mutlu günümüzde yanımızda olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

Trabzon’a Katkı Sağlıyor

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise, “Bu güzel ve anlamlı günde sizlerle birlikte olduğumuz için mutluluk duyuyoruz. Taka gazetesi Trabzon’umuzun siyasetine kültürüne sanatına katkı yapan değerli bir yayın organımız onun için yorulsanız dahi taka gazetesinin Trabzon adına yola devam etmesi lazım. Eğer yorulmanıza rağmen Trabzon’a katkı yapan bir basın birimiyse burası buranında yaşaması lazım. Sizin de biraz evvel belirttiğiniz gibi daha evvelki aktif siyasi yaşantımızda il başkanı olduğumuz dönemde şimdiki belediye başkanlığımız döneminde de biz hiçbir zaman lehimize ya da aleyhimize gazetelerde yazılan eleştirileri ya da artıları ayrı bir sübjektif değerlendirme konusu yapmadık. Şahsen bunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yapmayacağımda. Çünkü ben bu şehirde yönetici isem insanlar beni bu hizmet makamına tayin etmiş ise burada yaptığımız artınında eksininde kamuoyuna büyük objektif bir şekilde ulaşması lazım. Ben bunu özellikle sizin de ifade ettiğiniz gibi demokrasi adına çok önemsiyorum. Basınında bu manada dördüncü temel güç olduğuna yürekten inan bir kişiyim o nedenle hem taka gazeteniz hem diğer yazılı ve görsel basın organlarımızla beraber bu şehir bizim ise bu şehrin belediye başkanı siyasetçileri milletvekilleri bütünüyle beraber bu takanın içindeysek bizde buna göre bir değerlendirme yapmalıyız. Bizde şehir adına atılacak bu adımlarda bu eleştirileri de dikkate alarak bu adımları atmalıyız diye düşünüyorum ve bu anlamda basını çok önemsiyorum. Gerçekten taka gazetesinin 13 yıldır kurucu ekibiyle ve şuan ki ekibiyle beraber Trabzon’da basın yayın hayatına önemli katkılar sağladığının bilincindeyim bu tespitlerimi de Trabzon kamuoyuyla paylaşmak istiyorum ve taka gazetesine nice 13 yıl kutlamalarına dileklerimi sunuyorum. Sancak ailesine de Trabzon’daki bu önemli yatırımından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

manşet

MARANGOZ

Bu Yazı Toplam 824 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Meclis Genel Kurul Salonu’nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş… Birinci marangoz:

“500 TL olur bu iş.” demiş… “200 TL malzeme, 200 TL işçilik, 100 TL da kâr…”

Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:

“Siz aynı işi kaça yaparsınız?”

“2500 TL…”

“Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?”

“1000 TL bana, 1000 TL size…” demiş ikinci marangoz, “500 TL’de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar…” icon smile MARANGOZ

17 MARANGOZ

Başım Belada

Siyasal gerginliğin dışında iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulastığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş… Kapıdan girer girmez:

‘Anne!’ diye seslenmiş, ‘ben Alman oldum!’

Annesi:’Onasil söz? Sakın bir daha tekrarlama…’

‘Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik. Ben Almanım artık…

‘Annesi ‘sus’ bakayım diye perdeden bağırırken,babası da içerden duyup kosmuş. Bir tokat, bir tokat daha… Çocuk bir yandan yediği dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuşmasını sürdürüyormuş: ‘Şu dünyanin işine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!…

28 MARANGOZ

Derbi

Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva düzenleyip ayda bir maç yaparlarmış. Ama maçı hep Rizeli imamlar kazanırlarmış.

Trabzonlular bir gün “Bu böyle gitmez, buna bir çare bulalım, hep yeniliyoruz” demişler. Takım kaptanı olan Temel Hoca şöyle bir teklifte bulunmuş: “Ula bizim Trabzonsporlu Hami’ye sarığı cübbeyi giydirelim, bu da bizim Hami Hoca, merkez caminin imamı, yeni tayin oldu diye kandırırız.” demiş. Bu teklifi kabul edilmiş ve ilk maçta Hamiyi de alıp

Rize’ye maça gitmişler. Ama maçı yine 2-1 kaybetmişler.

Dönüşte takım kaptanı Temel Hocaya komşusu sormuş: “Temel ne oldu maçın sonucu, kazanabildiniz mi? ” Yok ya, Rizeliler bizi 2-1 yendiler.

“Yapma ya, kim attı golleri?” Bizim golü Hami Hoca attı, onların gollerini

de Del Pierro Hoca ile, Roberto Carlos Hoca attı…

Otoyol hızı

Amerika’da 22 no’lu karayolunda devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemis ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda buaracın tam 22 km/saat’le gittiğini farketmiş. Araba yolu tıkıyormuş ve polis aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermis. Aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmus görünen 3 tane yaşlı teyze daha var.

Polisi görünce yaşlı sürücü: “Polis bey çok mu hızlı gidiyordum?” diye endişe ile sormuş. Polis demiş ki: “Hanimefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz ve bütün otoyol trafiğini etkiliyorsunuz! Radardan gördüğüm kadarıyla hızınız sadece 22 km.

Yaşlı teyze cevap vermiş: “Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim!”

Polis: “Teyzeciğim” demiş, “O 22 otoyolun numarası. Bu yolda min. 50 km/saat hızla gitmelisiniz.” Kadın “Tamam, bundan sonra hızlanacağım.” demiş.

Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş görünen 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sürücüye sormuş: ” Teyzeciğim birşey sorabilir miyim? Bu arkada oturan kişilerin nesi var?”Sürücü teyze cevap vermiş: “Valla bende anlamadım, 180 nolu karayolundan beri böyleler”

310 MARANGOZ

Padişahla Kayserili

Vaktiyle padişahın biri,

Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim! demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;

Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.

Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptımı götürür tabii!..”

Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..

Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını duşurmuş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..

Padişahım, ben gökyuzune bir ok attım. Altı ay sonra geri dondu!

Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.

Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.

Bir gün bir Kayserili çıkagelmiş;

Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..

46 MARANGOZ

Hanımından korkmayan ayağa kalksın

Nasreddin Hoca bir vaazında annelerin evlatları ve kadınların kocaları üzerindeki haklarından bahsediyordu…

“Ey cemaat, içinizde karısından korkmayanlar ayağa kalksın” demiş. Herkes ayağa kalkmış. Hoca şaşkın şaşkın bakınırken, cemaatten biri:

“Hoca efendi, yalnız sen ayağa kalkmadın. Demek, karısından korkan bir tek sensin!” demiş.

“Çok haklısın”, demiş Hoca. “Allah, saliha kadınların kocalarına öyle mesuliyetler yüklemiş ki, o sorumluluklarım aklıma gelince yerimden kımıldayamadım!”

Pasaport

Amerika’da zencinin biri, pasaportunu kaybetmis. Aksilik bu ya, o gün de

Türkiye’ye uçacakmis. Kara kara düsünürken yolda bir pasaport bulmasin mi!

Hemen almis yerden,

birbakmis ki LeanardoDiCaprio’nun pasaportu. “Ne olursa olsun,” demis ve

sansini denemeye karar vermis. Çikarmis Leonardo’nun fotografini, kendi

fotografiniyapistirmis. Uçmus Türkiye’ye. Atatürk Havalimani’nda görevli

gümrük memuru Temel’in Karsisina geçmis.

Temel, almis pasaportu; adamin ismine bakmis:

“Leonardo DiCaprio”; fotografabakmis ; bir zenci adama bakmis; ayni

zenci.

Birkaç saskinbakistan sonra öbür masaya seslenmis: “Ula Cemal, bu Titanikbatmis miydi, yanmis miydi.

54 MARANGOZ

Kuveyt Kadınları

Körfez Savaşı’ndan önceki yıllarda, Amerikalı bir bayan gazeteci, kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkında bir yazı dizisi hazırlamak üzere Kuveyt’e gitmiş. Gözlemleri sırasında ilk dikkatini çeken, kadınların kocalarının 5 adım gerisinden yürüdükleriymiş. Yıllar sonra aynı gazeteci tekrar bir yazı dizisi için Kuveyt’e gittiğinde bu sefer bir de bakmış kadınlar önden gidiyor, kocaları 5 adım arkalarından geliyor. Bu işe çok şaşırmış, hemen bir kadına yaklaşıp sormuş: “Bu gördüğüm inanılmaz bir gelişme. Peki ama bu değişikliğin sebebi nedir??” Kuveyt’li kadın cevap vermiş:

“Mayınlar…”

Mozart’ın Köpeği

Küçük çocuk, keman dersi için evde prova yapıyor, babası da oturmuş gazete okuyordu. Evin köpeği de çocuğun kemanından çıkan melodilere havlayarak eşlik ediyordu.

Bu gürültüde babanın gazete okuması mümkün mü?

Bir duruyor, iki duruyor, ama ne çocuk keman çalmayı ne de öteki havlamayı kesiyordu.

En sonunda baba, oğluna seslendi:

“Oğlum, şunun bilmediği bir parça çalsana!

64 MARANGOZ

İtikafa Girdim

Bir tavuk 3 yumurta yapıp dua etti civcivlerin dindar olması için.

1. civciv yumurtadan çıktı, namaz kıldı.

2. civciv zikir ederek çıktı.

3. civciv gelmedi.

Anne endişelendi.

Ve yumurtadan şu ses geldi;

“Anne merak etme ben itikafa

girdim.” :))

No Smoking

İş adamı Temel bir gün smokiniyle bir partiye gitmiş, kapıda nosmoking yazıyormuş hemen smokinini çıkarmaya başlamış.

Hanımı:

“Ula niçin çıkariysin?”

-”Paksana kari smokinle cirilmez yazayi!”

Hırsız

Evin reisi tam TV’ye dalmışken yayın birdenbire kesilince televizyonunu bir süre kurcalamış, “Bozuldu herhalde” diyerek yatmış.

Ertesi gün adam işe gittikten sonra hırsız kapıyı çalıp adamın karısına, ”Yenge, beni abi gönderdi, televizyon bozuk, alın da bir bakın dedi” demiş. Saf kadıncağız da televizyonu vermiş. Akşam adam eve geldiğinde televizyonu görememiş ve karısından olayı öğrenince dumura uğramış tabii.

O hafta sonu balkonda keyif yaparlarken bizim hırsız aşağıdan ıslık çala çala onlara bakarak sokaktan geçmiş. Kadın hırsızı tanımış ve “Bak bey! Televizyonu çalan adam işte buydu!!” demiş.

Adam bunu duyunca pijamalarla adamı kovalamaya başlamış. 5 dakika sonra adamın evine birisi gelip, karısına “Yenge, ben polisim, abi hırsızı yakaladı. Şimdi karakoldalar. Pantolonuyla, cüzdanını istiyor.” demiş ve kadın da vermiş tabii ki(?) normal olarak.

Bizim yengenin kocası olan adam hırsızı uzun bir süre kovaladıktan sonra yakalayamayınca kan ter içinde eve dönmüş.. Ve yine dumur!

9 MARANGOZ

Otuz Senedur

Temel büyük bir yük gemisinde kaptandır ve sürekli okyanuslarda dolaşır. Bir gün Trabzon’a yolu düşmüş, köyüne gelmiş, köy kahvesinde can arkadaşı Dursun’u görmüş ve Dursun’a;

Ula Tursun gel getureyim seni gemilan uzak denizlere!” demiş

Dursun kabul etmeye yanaşmamış ama nihayetinde zor da olsa ikna etmiş. Yola çıkmışlar. Büyük okyanusun ortalarına gelmişler. Dursun bide ne görsün küçücük bir adanın kenarında, saçı sakalı uzun sefil durumda yaşlı bir adam el kol sallayarak gemiye doğru bağırıyor.

Dursun Temel’e sormuş:

“Ula Temel ha bu adamda kimdur?”

“La ne bileyim otuz senedurhaburdangelurgiderum, o adam bana hep oyle el sallar delimidurneduranlamadum ki.”

Kamçı Faktörü

Erzurumlunun biri camiye gider, acele, acele kaza namazını kılar, çıkarken imam başına dikilir, elinde kamçı vardır:

“Bu ne biçim namaz gılmağ? Hele bir töreli gılbağim!”

Adam namazı baştan kılar, imam gelir sorar:

“Şimdi söyle bağim, evvelki namazın mı oldi, yoğsa bu namazın mi?”

“Demin kıldığım namaz!”

“Niye?”

“Çünkü bu namaz gamçı rızası içindi, öbürü Allah rızası için!” icon smile MARANGOZ

Sarhoş papağan

Adamın birinin papağanı varmış. Ama çok içkici imiş. Bir gün sahibi eve iki şişe viski getirmiş ve papağanına demiş ki;

-”Ulan bunu içersen tüylerini diri diri yolarım, akşama misafirim var”

demiş ve gitmiş misafirini davet etmeye. Akşam geldiğinde bakmış ki papağan sarhoş, kendi tüyünü kendi yoluyormuş.

“Benim için fark etmez”diye.

Postacı

Bir fakir Kırşehirli paraya çok sıkışmış. Her türlü çareye başvurmuş, yardım eden olmamış.

Son çare olarak, ‘Allah, sıkışan kuluna yardım eder’ inancından hareketle, Allah’a mektup yazmaya karar vermiş. ‘Cenab-ı Allah Yüksek Katına’ diye başlamış ve ‘Allah’ım ne olur bana bir yüz milyon lira gönder’ diye bitirmiş. Zarfın üzerine de ‘Esirgeyip bağışlayan Yüce Allah’ diye yazıp postaya vermiş.

Postacılar mektupları ayırırken, gitmesi mümkün olmayan adresi görünce açmışlar. Mektup sahibine acımışlar ve aralarında para toplayıp yardım etmeye karar vermişler. Ama, ancak 80 milyon lira toplayabilip, göndermişler. Parayı alan Kırşehirli, hemen Allah’a bir mektup daha yazmış.

Postacılar, ‘Allah’ adresli iknici mektubu açmışlar. Kırşehirli şöyle yazıyormuş:

‘Allah’ım gönderdiğin parayı aldım, teşekkür ederim. Ama, bundan sonra para gönderirken, Meleklerinle gönder, hırsız postacılar gönderdiğiniz paranın 20 milyon lirasını çalmışlar.’

Çay hava yolları

Rize yolcuları 105 numaralı kapıda uçağa binmek için bekliyorlardı. Bu sırada bir anons duyuldu : – Rize’ ye gidecek olan “Çay hava yolları” nın yolcuları, bir değişiklik bildiriyorum. Uçağınızın yolcu alımı 127 nolu kapıdan yapılacaktır. Bunu duyan duyan yolcular valizlerini alıp koşarak 127  nolu kapıya gittiler. Tam kapının açılmasını beklerken yeni bir anons : – Sayın yolcularımız yeni bir değişikliği aktarıyorum. Uçağınız 105 nolu kapıdan hareket edecektir. Yolcular yine panikle koşturarark 105 nolu kapıya geri döndüler. Bu esnada son bir anons geldi : – “Çay hava yolları” nın sayın yolcuları, Fitness programımıza katıldığınız için teşekkür ederiz icon smile MARANGOZ

zihniii1 beyy MARANGOZ

 

 

 

Ne kadar ömrüm kalmış

Adamın biri doktora gitmiş. Doktor muayene etmiş ve bizimki sormuş: “Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldı?” Doktor cevaplamış:
“10″ Bizimki de “Ne 10′u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?”
Doktor:
“9, 8, 7, 6….”

Yürüyen merdiven

Dursun, Temel’e “Ben bir gün asansörde 12 saat kaldım” demiş

Temel “Ben alış veriş mağazasında yürüyen merdivenlerde 23 saat kaldım” diye cevap vermiş.

Slip

Temel don almaya gitmiş.
Satıcı kız sormuş:
Slip mi giyersiniz?
Temel cevap vermiş:
Pazen silip giyerim, pazen de silmeden giyerim.

songül MARANGOZ

 

 

 

Koltuk minderlerinden ev yapıp, saatlerce ordan çıkmayan garip bir çocuktum been ne gunlerdiii :):)

Bazılarınızla arkadaş olurken çok mu sarhoştum yoksa çok mu yalnızdım, bilemiyorum.

sabah alarm çalar çalmaz uyanıp yataktan çıkan insandan korkun,sinsidir o haindir.alarmı 10 kere erteleyen insan candır,samimidir.sevin onu…

Ben bi önceki hayatımda galiba garfield’tım, bu kadar tembelliğin başka bi açıklaması olamaz.

Güneş var ama hava soğuk. en karaktersiz hava biçimidir. haindir, kandırır insanı. hayır sen koskoca güneşsin çıktın ya ısıt, ya da çıkma.

Tatilden sonraki iş başı: Ben neredeyim? Bu insanlar kim? Burada ne işim var? Ne yapıyorum ben? Kafamda deli sorulaaar (:(:

En iyisi bulucan bi zengin koca, o holdingiyle ilgilenecek sen evinde uykunla.

Ben bu yaz bronzlaşmak kendimle uzlaşmak yer yer yozlaşmak istiyorum ama arkadaşlar da mangal falan yapalım diyor.. bakcaz artık.

En sevdiğim hava; güneş olcak ama sıcak olmucak. ara ara yağmur da atıştırabilir ama ıslanmıcam. uzakta da kar yağcak onu izlicem.

ya sen evde yemeği ekmekle sıyırıp tabağı pırıl pırıl yapan insansın, dışarıda neden tabağın dibinde yemek bırakıp instagrama koyuyosun ki?

 

 

 

manşet

ARINÇ GÜLEN KADIN İSTEMEZ

Bu Yazı Toplam 263 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

içerden1 ARINÇ GÜLEN KADIN İSTEMEZ

manşet

APO’NUN KİTABI ARTIK ÖZGÜR

Bu Yazı Toplam 372 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.
Etiketler:

icerden APONUN KİTABI ARTIK ÖZGÜR

değiş

UEFA ŞİKECİLERİ AÇIKLADI…

Bu Yazı Toplam 7,078 defa okunmuş ve 6 adet yorum yapılmıştır.

icerden UEFA ŞİKECİLERİ AÇIKLADI...

manşet

ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Bu Yazı Toplam 1,190 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Önceki gün gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Harun Yavruoğlu’nun, ‘Şenol Güneş timsah oldu’ karikatürü tüm Türkiye’de ses getirdi.

Trabzon’un efsane futbolcusu, kaptanı ve Türkiye’nin en başarılı hocalarından Şenol Güneş’in, Trabzonspor dışında bir takımla çalışması Trabzonsporlular tarafından buruk karşılandı. Bu duyguları anlatan ‘Şenol Güneş timsah oldu’ karikatürü tüm ulusal basında geniş yankı buldu.

11 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Cami Sohbetleri

*Temel camide namaz kılarken hapşırır. Hemen yanında namaz kılan Dursun, durur mu hemen arkadaşına iyi temennilerde bulunarak, “Çok yaşa” demiş.

*Trabzon Bahçecik camiinde bir yaz sıcağında namaz kılan Trabzonspor’un eski futbolcusu İbrahime Yattara, namaz kılarken sıcaktan o kadar bunalmış ve terlemiş ki olacak ki camiye 4 adet klima almış.Hala Bahçecik camiinde bu konuşulur.

*Trabzon Yeni Fatih Camii’nde Miraç Kandili gecesi vaaz veren hoca ile cami cemaati arasında bir konu üzerine tartışma ve gerginlik yaşandı.Bunu üzerine espri yapan Haydar Hoca Trabzonspor’un seyircisiz oynama cezasından yola çıkarak şunları söyledi; “Camimizde yaşanan küçük tatsızlıktan dolayı camimiz 2 hafta ceza aldı. Önümüzdeki haftalarda camimize sadece kadınlar ve çocuklar girebilecek.”

9 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Zarar Ediysak Kapatalım

Karadeniz’de bir camide hoca vaaz veriyormuş

-ey cemaat camimizin tadilatı için 100 şuraya, 200 şuraya toplam 500 liraya ihtiyacımız vardır

Köydede herkes gurbette olduğundan ancak 300 lira toplarlar

- Hoca, ‘ey cemaat 300 topladık 200 açığımız var’ demiş.

Ne yapacaz ne edeceğiz diye cemaate sorarken cemaatten biri seslenmiş

-hocam zarar ediysak kapatalım camiyi…

Şu Kadehi Bir Bitireyim..

Bir gün cemaati müslim, laz hocanın camide içki içtiğini haber almışlar. hep beraber camiye koşmuslar. bir de bakmışlar ki durum doğru. hoca içki içiyor. hepsi bir ağızdan Allah belanı versin diyip hocaya tükürmeye başlamış. hoca da dönmüş: ula şu kadehi bi bitireyim soracağım size camiye tükürmeyi…

6 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Eltime Cidiyrim

Trafik Lambalarının yeni icat edildiği günlerdi. Polisler insanlara kırmızıda durmaları gerektiğini, yeşilde geçeceklerini izah etmeye çalışıyordu. Bir bayan acele ecele kırmızıdan geçtiğini gören

Polis:

“Dur Hanım Hanım, Nereye gidiyorsun!” der.

Bayan ise yapıştırmış cevabı;

“Sana ne, Eltime cidiyrim!”

Pembe Panter

Temel bir gün oyuncakçıya girmiş. Ve oyuncakçıdan pembe panter istemiş.Oyuncakçı Temel’e pembe panter verince Temel bunun mavisi yok mi demiş.

Temel Vesikalık

Karadenizlinin birinin canı fotoğraf çekilmek istemiş. Ama vesikalıklarda

gerçek güzelliğinin fark edilmediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş

konuşmuş:

-”Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalniz vesikaluk olmayacak!”

-”Tabi efenim, 24 çarpı 32′ye ne dersiniz peki?”

-”768 derim de, punin konimuzla ne alakasi vardur?”

4 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Bana Sor

Karadeniz de adamın birinin son derece huysuz bir karısı varmış. Gül gelmiş karısı ölmüş.

Cenazesini kaldıracakları zaman adet olduğu üzere imam efendi

“Merhumeyi nasıl bilirdiniz?” diye sorar.

Adam bunun üzerine imama döner ve der ki:

-Be adam cemaat ne pilsun, bağa sorsana ula sen!

Sorasın Ki Öğrenesin

Temel’le oğlu Trabzon’dan İstanbul’a gezmeye gelmişler. Gezerken oğlu Topkapı Sarayı’nı görmüş ve “Baba bunu kim yaptı?” demiş. Temel oğluna “Bilmiyorum” demiş. Kısa zaman sonra kız kulesini görmüş ve “Baba bunu kim yaptı?” demiş. Temel yine sabırla bilmiyorum demiş. Oğlu en son Dolmabahçe Sarayı’nı göstererek “Baba bunu kim yaptı?” demiş. Temel bilmiyorum demiş. Oğlu; “Baba seni sorularımla sıkmıyorum değil mi?” demiş. Temel ise oğluna gülerek; “Yok evladım, sorasınki ögrenesin…”

3 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Mektup

Temel mektup yazıyor. Cemal sorar,

- Çime yazayisun?

- Fadime’ye

- Niye yavaş yazayisun?

- Fadime’nin okuması kıttır daa.

Kodlama

Maç haberini telefonla yazdıran Temel, hatlardaki arıza nedeniyle Trabzonspor sözcüğünü kodluyormuş:

-Trabzon’un T’si, Trabzon’un, R’si, Trabzon’un A’sı, Trabzon’un B’si…

-Temel, sen ne diyorsun? Ne biçim

kodlama bu böyle?

-Trabzon’da ha bu harfler yok midur?

General Electric

Temel askere gitmiş. Mutfakta görevlendirmişler. Mutfağa her girdiğinde buzdolabına selam veriyormuş.

Bir gün mutfak çavuşu sormuş:

- “Niye buzdolabına selam veriyorsun?”

Temel cevap vermiş:

- “Komitanum üstünde (General Electric) yazayi.”

2 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Banka Soygunu

Temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş . temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;

- uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu …..?

İnek Çiftliği

Laz bir inek çiftliği satın alır ve inekleriyle birlikte bir fotoğraf çektirerek ailesine yollar. Aile heyecanla zarfı açarlar ve fotoğrafı görürler. Fotoğrafın altında ise şu yazmaktadır:

-Okla işaretli olan benim.

5 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Şampuan

Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar.
Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
- Oğlum kafani islatmiyacak misun ?
Temel cevap verir :
-”Yok anne bu şampuan kuru saçlar içinmiş!

Mürettebat

Amerikalının biri Temel’e:
- Bizde teknoloji o kadar ilerledi ki, bana iki demir parçası ver, sana gemi yapayım.
Temel:
- O da bişey mi, sen bana kız kardeşini ver, ben sana geminin mürettebatını yapayım.

1 ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

Bu Seferlik

Bir gün çok çirkin bir kadın bir bara girer ve omzunda bir papağan vardır.

İçeri girdikten sonra:
- Omzumdakinin ne olduğunu bilen benimle öpüşmeye hak kazanacak.
Hiç kimseden ses yoktur ama bizim Temel kadın ile dalga geçmek için atılır
- O bir timsahtır.
Kadın
- Hayır bilemedin ama bu seferlik doğru sayıyorum.

ZİHNİ ULUSAL BASIN’DA GENİŞ YANKI BULDU

güneş

ŞENOL GÜNEŞ BURSASPOR’DA

Bu Yazı Toplam 4,814 defa okunmuş ve 4 adet yorum yapılmıştır.

icerden2 ŞENOL GÜNEŞ BURSASPORDA

takamektup

TAKA MEKTUBU

Bu Yazı Toplam 757 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

TAKA BELÇİKA’DA

Sevgili Okurlarımız,
Öğrenmenin sonu yoktur. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün genç gazetecilere yönelik yaptığı yurtdışı organizasyonlarına TAKA Gazetesi de davet edildi.
TAKA Gazetesi muhabiri ve İnternet sitesi sorumlumuz Birol Sancak dün saat 15.00 itibariyle İstanbul aktarmalı olarak Belçika’ya uçtu. Sancak, burada 15 gün süreyle hem 4 kenti gezecek hem de Türkiye’nin değişik illerinden gelen meslektaşlarıyla birlikte kaynaşacak, eğitim çalışmalarına katılacak. Belçika’da yaptığı çalışmaları dönüşünde izlenim olarak aktaracak olan Birol Sancak’a Avrupa’da başarılı çalışmalar diliyoruz.

ŞEREF KÜRSÜSÜ

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin yılın başarılı gazetecileri yarışmasında ödül alanlar kürsüye çıktı. Tüm meslektaşlarımızı tebrik ediyoruz. Karikatür dalında çizgileriyle birlikte bölgede gündem olan Harun Yavruoğlu birincilik ödülünü aldı, kutluyoruz. Ayrıca Arap turistlerin Atatürk hayranlığı fotoğrafıyla birlikte birincilik ödülü alan Osman Yanık kardeşimizi de tebrik ediyoruz. Gazetecilik zor ve meşakkatli meslektir. Böyle ödüller o zorluğu hafifleten anlardır.

HAKKARİ’DEN GELİYORUM

TAKA Gazetesi’nin Haber Koordinatörü Hakan Şener kısa dönem vatani görevini Hakkari’de yaptı. Zor koşullarda görevini tamamlayan Şener Trabzon’a döndü. Hakan Şener Mayıs başında görevine başlayacak ve Emniyet Adliye Muhabirliği ile Özel Haberlere yoğunlaşacak. En büyük asker bizim asker sloganı ile uğurladığımız Hakan Şener’i ‘En büyük muhabir bizim muhabir’ diye karşılıyoruz.

KRAL ZİRVEDE

Değerli Okurlarımız,
Trabzonspor Teknik Direktörlüğüne geldiği günden itibaren sadece bir kez ve o da hükmen mağlubiyetle bileği bükülen Hami Mandıralı ve ekibi Gaziantepspor’u da mağlup etmeyi başardı. Hami Mandıralı ve öğrencileri ligde kalan 3 maçı da kazanarak hem Avrupa ligi hem de Şampiyonlar ligi şansını sonuna kadar zorlayacak. Trabzonspor taraftarlarından tam not alan Mandıralı’nın takımın içinde temizlik yapması büyük takdir almıştı. Taraftar son 3 maçın skoruna bile bakmadan Hami ile devam diyor.

MUTLU HAFTALAR
TAKA

FİKRİ-USTA

‘HALKIN YANINDA OLDUM’

Bu Yazı Toplam 552 defa okunmuş ve 0 adet yorum yapılmıştır.

Eski Sürmene Belediyesi başkanı Fikri Usta Taka Gazetesini ziyaret ederek samimi açıklamalarda bulundu.

Ziyarette Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ahmet Sancak, Yazı İşleri Müdürümüz Harun Yavruoğlu ve Spor Müdürümüz Hamza Mısır ile sohbet eden Usta samimi açıklamalarda bulundu. Başkan Usta’nın yaptığı açıklamalar adeta bir hayat dersi niteliğinde. Her zaman halkının yanında olduğunu söyleyen Usta, “Hiç kimseye karşı yetkilerimi agresif olarak kullanmadım. Bir keresinde bir vatandaşa küçük bir sitem ettim diye SSK binasından henüz çıkmadan bulup özür dilemiş, gönlünü almış birisiyim.

Siyaset seçimler öncesi çok gerildi. Bu durum beni korkutuyor. Başbakanı severim. Her alanda unutulmaz hizmetler verdi. Ama Önümüzde Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir seçim ve ardından genel seçimler var. Türkiye olarak daha düşük yoğunlukta siyasi propagandalar yürütmeli, sevgi dili kullanılmalıdır. Yoksa Türkiye olarak bundan faydalar yerine derin yaralar alırız.”

taka

TAKA’YA 3 ÖDÜL BİRDEN

Bu Yazı Toplam 1,003 defa okunmuş ve 1 adet yorum yapılmıştır.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin geleneksel ödülleri dağıtıldı. Ziyad Nemli büyük ödülü Suavi Kaptan’ın oldu. Karikatürleriyle büyük dikkat çeken Harun Yavruoğlu 1’incilik kürsüsüne çıkarken Fotoğraf ödülü de Arap turistin Atatürk sevgisi fotoğrafıyla Osman Yanık aldı. Ayın gazetecisi ise spor servisimizin bayan muhabiri Ayşegül Çakmak seçildi. Jüri, Toplam 71 eser içinden 20 Meslektaşımızın çalışmalarını çeşitli dallarda ödüle layık gördü.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği Başarılı Gazeteciler Yarışmasında 2013 Yılı’nın Başarılı Gazetecileri belli oldu. Turgut Özdemir, Hikmet AKSOY, Ergun Ata, Murat Taşkın, Tahir Orhan, Nevzat Yılmaz ve Ömür Avcı’dan oluşan jüri, iki ayrı oturumda 71 eseri titizlikle inceledi ve 20 meslektaşımızı ödüle layık gördü.

Ziyad Nemli Büyük Ödülü

Suavi Kaptan
Trabzon Basınının Duayen ismi, Cemiyetimizin Onursal Başkanı Suavi Kaptan, 1946’da ilk kuruluşunu gerçekleştiren cemiyetimizin 12 Eylül 1980’de kapatılmasının ardından yeniden kuruluşunu yapanlar arasında yer aldı. Günaydın Gazetesi Trabzon Temsilciliği ve Hürriyet Haber Ajansı Trabzon Büro Şefliği görevinin ardından, Trabzon’da Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğü’nü kurdu. Suavi Kaptan daha sonra meslek yaşantısını İstanbul’da Güneş Gazetesi Yurt Haberleri, ardından da Genel Yayın Müdürü olarak sürdürdü. Kaptan son olarak Anadolu Ajansı İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden emekli oldu. Kaptan, Trabzon ve ülke medyasına katkıları nedeniyle Ziyad Nemli Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

Jüri Özel Ödülü

Yavuz Cam
Cam sektöründe 30 yıl işçi olarak çalışan Hacı Murat Yavuz tarafından 1968 yılında kurulan Yavuz Cam Sanayi Ticaret Limited Şirketi, 46 yıldır Trabzon sanayisinin lokomotiflerinden biri oldu. Son yılda 50 milyon liralık üretim gerçekleştiren şirket, 150 kişiye istihdam sağlamaktadır. Jürimiz, geçen yıl başlattığı sanayi kuruluşlarına ödül geleneğini, bu yıl Yavuz Cam Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile sürdürdü.

Forum Trabzon AVM
Kuruluşundan bugüne kadar yarattığı istihdam ve ile turizm açısından yaptığı katkılardan ve ayrıca basın sektörüne desteklerinden ötürü.

Sanat Ödülü

Apolas Lermi
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti olarak çeşitli sanat dallarında Trabzon’u ve Karadeniz’i başarıyla temsil eden sanatçılarımızı geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da unutmadık. Jürimiz, Sanat Ödülüne bu yıl; asıl adı Abdurrahman Lermi olan Trabzonlu Sanatçı Apolas Lermi’yi layık gördü. Modern Folk Müziği yapan ve Karadeniz ezgilerinin ülke genelinde duyulması ve sevilmesine katkı sağlayan Lermi, ayrıca, Kemençe, bağlama, ve klasik-akustik gitar çalmakta, besteler yapmaktadır. Galandar ve Santa adlı albümleri ülke genelinde büyük ilgi görmüştür.

Basın Hizmet Ödülü

Yusuf Ziya Gedikli
İlkay Somel
Fuat Kars
Kenan Aydoğdu
Orhan Çavuşoğlu
Miraç Özağcı

Ödül Alanlar

Haber
Berkant Parlak (Günebakış) Kardeşliğin Ağlatan Öyküsü
Haber Fotoğrafı
Burak Altınöz (AA) Kadir Abiye Gözyaşı
Osman Yanık (Taka) Arap Turistlerin Atatürk Hayranlığı
Yunus Emre Sel (DHA) Tepki Kardeşliği
Spor Haberi
Salih Tezcan (Karadeniz’de Sonnokta)Doktor Seyretti Futbolcu müdahale etti
Selçuk Kılıç (AA) Kömür Deposundan Çıkan Cevher
Spor Fotoğrafı
Tolga Sağlam (Günebakış) Yavuzselim Ringe Döndü
Görüntü
Sina Sevinç (Kuzey TV) Belediye Önünde Kendini Yakan Adam
Araştırma-İnceleme
Cevat Kol (Fotomaç) Batmayan Güneşin Hikayesi
Fatih İsak (Karedeniz) Kayamuzi Vermezuk
Röportaj
Erdoğan Bekar (Günebakış) Bu Gurur Senin, Bu Ayıp Bizim Hocam
İpek Cansel Şahin (Karadenizin Sesi) Kadın Akademisyenler Camdan Tavanı Delip Çıkıyor
Güncel Yazı
Ödüle layık eser bulunamadı…
Spor Yazısı
Gürkan Ata (Kuzey Ekspres) Koşun, Referansı Sağlam Banka
Sertaç Hellaç (61saat) Geçmişten Bugüne Malouda Zihniyeti
Radyo-TV Program Sunum
Abdulbaki Açıkgöz (TRT) Trabzon’da Turizme Yeni Bir Soluk
Serkan Türk (Radyo Aktif) Radyo Aktif’te Gündem
Karikatür
Harun Yavruoğlu (Taka) TFF’nin Değil Gavurun Adaleti, UEFA Pisliği Temizledi
Mizampaj
Haluk Yaşar Tuncay (Karadeniz)
Özendirme
Selçuk Başar (DHA) Uçak ittiler